Menü
Meâller
Elmalılı H.Yazır
1. Tesbih etmekte Allah için Göklerdeki ve Yerdeki, o öyle azîz öyle hakîm
B.Bayraklı
1. Göklerde ve yerde bulunanların tümü Allah’ı tesbih etmektedir/anmaktadır. O güçlüdür; hikmet sahibidir.
A.Bayındır
1. Göklerde ne var ve yerde ne varsa Allah’ı tesbih eder /ona boyun eğer[*]. O, daima üstün ve bütün kararları doğru olandır.[*] Gökler, yer ve onlarda bulunan her şey Allah’ın koyduğu kurallara gönüllü olarak boyun eğer (İsra 17/44, Nur 24/41, Fussilet 41/11, Hadid 57/1, Haşr 59/1). İmtihan için yaratılan insanlar ve cinler (Hûd 11/7, Kehf 18/7, Zariyat 51/56, Mülk 67/2) ise imtihan konusu olan işlerde serbest bırakılmışlardır. Bunun dışındaki alanlarda; örneğin nefes alıp verme, yeme, içme, giyinme, barınma, dinlenme ve benzeri konularda Allah’ın doğada koyduğu kanunlara boyun eğmeden yaşayamazlar.  Dipnotlar »
C.Külünkoğlu
1. Göklerde ve yerde ne varsa hepsi Allah’ı tesbih eder (O’nun verdiği vazifeyi icra ederek O’na karşı sorumluluğunu yerine getirir). O, mutlak galiptir, hüküm ve hikmet sahibidir.
S.Ateş
1. Göklerde ve yerde bulunanların hepsi Allah'ı tesbîh etmiştir. O üstündür, hüküm ve hikmet sâhibidir.
İngilizce Kelime Meali
سَبَّحَ=Glorifies لِلَّهِ=Allah مَا=whatever فِى=(is) in السَّمٰوٰتِ=the heavens وَمَا=and whatever فِى=(is) in الْأَرْضِۖ=the earth. وَهُوَ=And He الْعَزِيزُ=(is) the All‑Mighty, الْحَكِيمُ=the All‑Wise.
(61) Saf Sûresi Kelime Meâli
 ‎﴾ 1 ﴿‎   سَبَّحَ=«zanlardan» aşkınlığını dile getirirler«tesbih»لِلَّهِ=Allah′ınمَا=şeyler فِي السَّمَاوَاتِ=göklerdekiوَ=ve مَا=şeyler فِي الْأَرْضِۖ=yeryüzündeوَ=ve هُوَ=O الْعَزِيزُ=‑asıl‑"Üstün Gelen"dir«azîz»الْحَكِيمُ=‑asıl‑”Hükümleri Doğru Olan”dır«hakîm»
 ‎﴾ 2 ﴿‎   يَا أَيُّهَا=Ey! الَّذِينَ=kimseler آمَنُوا=inanıp güvenmiş«îmãn»لِمَ=niçin? تَقُولُونَ=söylüyorsunuz مَا=şeyi لَا تَفْعَلُونَ=yapmayacağınız
 ‎﴾ 3 ﴿‎   كَبُرَ=«büyük»ağırdır مَقْتًا=hışmı عِنْدَ=katında اللَّهِ=Allah′ınأَنْ تَقُولُوا=söylemenin مَا=şeyi لَا تَفْعَلُونَ=yapmayacağınız
 ‎﴾ 4 ﴿‎   إِنَّ=şu bir gerçek ki اللَّهَ=Allah يُحِبُّ=severالَّذِينَ=kimseleri يُقَاتِلُونَ=çarpışan فِي سَبِيلِهِ=O′nun yolunda«sebîl»صَفًّا=sıra sıra dizilere«sûre adının kökeni»كَأَنَّهُمْ=sanki gibidir onlar بُنْيَانٌ=binalar مَرْصُوصٌ=kenetlenmiş
 ‎﴾ 5 ﴿‎   وَ=ve إِذْ=bir vakit قَالَ=demişti ki مُوسَىٰ=Mûsã لِقَوْمِهِ=toplumuna«kavm»يَا=Ey! قَوْمِ=toplumum«kavm»لِمَ=niçin? تُؤْذُونَنِي=çektiriyorsunuz banaوَ=iken قَدْ=çok iyi تَعْلَمُونَ=biliyorأَنِّي=benim olduğumu رَسُولُ=Elçisi«rasûl»اللَّهِ=Allah′ın إِلَيْكُمْۖ=sizin üzerinizeفَ=sonra da لَمَّا زَاغُوا=onlar kayınca أَزَاغَ=kaydırdı اللَّهُ=Allah قُلُوبَهُمْۚ=kalpleriniوَ=ve اللَّهُ=Allah لَا يَهْدِي=yol göstermez«hüdã»الْقَوْمَ=topluma«kavm»الْفَاسِقِينَ=yoldan çıkan«fısk_fãsık»
 ‎﴾ 6 ﴿‎   وَ=ve إِذْ=bir vakit قَالَ=demiştiعِيسَى=Îsã ابْنُ مَرْيَمَ=Meryem′in oğluيَا=Ey! بَنِي إِسْرَائِيلَ=İsrãîl oğullarıإِنِّي=ki ben رَسُولُ=Elçisiyim«rasûl»اللَّهِ=Allah′ın إِلَيْكُمْ=üzerinizeمُصَدِّقًا=tasdik edici«tasdîk_musaddik»olarak لِمَا=olanları بَيْنَ يَدَيَّ=benim huzurumda«deyim  iki eli arasında»مِنَ التَّوْرَاةِ=Tevrat′tanوَ=ve مُبَشِّرًا=müjdeleyici olarak بِرَسُولٍ=bir Elçiyi«rasûl»يَأْتِي=gelecek مِنْ بَعْدِي=benden sonraاسْمُهُ=onun «ismi»vasfı«ism_esmã»أَحْمَدُۖ=övülmüş olan′dır«hamîd»فَ=sonra da لَمَّا=zaman جَاءَهُمْ=onlara geldiği بِالْبَيِّنَاتِ=o açık delillerle«beyyine»قَالُوا=dediler ki هَٰذَا=bu سِحْرٌ=bir aldatmacadır(veya ”sihirdir”) مُبِينٌ=apaçık«mübîn»
 ‎﴾ 7 ﴿‎   وَ=ve مَنْ=kimdir? أَظْلَمُ=daha "haksızlık ve kötülük" edici«zulm_zãlim»مِمَّنِ=kimseden افْتَرَىٰ=uyduran«ifterã»عَلَى=hakkında اللَّهِ=Allah الْكَذِبَ=o yalanı«kizb_kãzib»وَ=iken هُوَ=kendisi يُدْعَىٰ=çağırılıyor«duã»إِلَى الْإِسْلَامِۚ=İslam′a«islãm»وَ=ve اللَّهُ=Allah لَا يَهْدِي=yol göstermez«hüdã»الْقَوْمَ=o topluma«kavm»الظَّالِمِينَ="haksızlık ve kötülük" eden«zulm_zãlim»
 ‎﴾ 8 ﴿‎   يُرِيدُونَ=istiyorlar لِيُطْفِئُوا=söndürmeyiنُورَ=aydınlığını«nûr»اللَّهِ=Allah′ın بِأَفْوَاهِهِمْ=ağızlarıylaوَ=ve اللَّهُ=Allah مُتِمُّ=tamamlayacaktır نُورِهِ=aydınlığını«nûr»وَلَوْ=bile كَرِهَ=istemese onu الْكَافِرُونَ=o «ilâhi sözleri» görmezlikten gelenler«küfr_kãfir»
 ‎﴾ 9 ﴿‎   هُوَ=O الَّذِي=olandır أَرْسَلَ=göndermiş رَسُولَهُ=Elçisini«rasûl»بِالْهُدَىٰ=bir yol gösteriş«hüdã»ile وَ=ve de دِينِ=din«dîn»الْحَقِّ=gerçek«hakk»لِيُظْهِرَهُ=getirsin diye onu عَلَى=üstün الدِّينِ=dinlere«dîn»كُلِّهِ=bütünوَلَوْ=bile كَرِهَ=istemese onu الْمُشْرِكُونَ=«Allah′a» «ortak»denkler kabul edenler«şirk_müşrik»
 ‎﴾ 10 ﴿‎   يَا أَيُّهَا=Ey! الَّذِينَ=kimseler آمَنُوا=inanıp güvenmiş«îmãn»هَلْ=mi? أَدُلُّكُمْ=göstereyim size عَلَىٰ تِجَارَةٍ=bir ticaretتُنْجِيكُمْ=kurtaracak sizi مِنْ عَذَابٍ=bir cezadan«azãb»أَلِيمٍ=üzüntü veren«elîm»
 ‎﴾ 11 ﴿‎   تُؤْمِنُونَ=inanıp güvenirseniz«îmãn»بِاللَّهِ=Allah′a وَ=ve رَسُولِهِ=Elçisine«rasûl»وَ=ve تُجَاهِدُونَ=”var güçle mücadele”«cihãd»ederseniz فِي سَبِيلِ=yolunda«sebîl»اللَّهِ=Allah′ınبِأَمْوَالِكُمْ=mallarınızla وَ=ve أَنْفُسِكُمْۚ=canlarınızlaذَٰلِكُمْ=işte budur خَيْرٌ=en "faydalı ve iyi"si«hayr»لَكُمْ=sizin içinإِنْ=eğer كُنْتُمْ=olursanız تَعْلَمُونَ=bilecek
 ‎﴾ 12 ﴿‎   يَغْفِرْ=günahını örtsün«mağfiret»لَكُمْ=sizin için ذُنُوبَكُمْ=suçlarınızın«zenb»وَ=ve يُدْخِلْكُمْ=alsın sizi جَنَّاتٍ=Cennetlereتَجْرِي=akan مِنْ تَحْتِهَا=«alt»yanı başından الْأَنْهَارُ=ırmaklarوَ=ve مَسَاكِنَ=konutlara طَيِّبَةً=temiz«tayyib»فِي=içinde جَنَّاتِ=bahçeleri عَدْنٍۚ=Devamlı İkamet(*)ذَٰلِكَ=işte budur الْفَوْزُ=o kurtularak murada eriş«fevz»الْعَظِيمُ=muazzam«azîm»(*) orj ADN
 ‎﴾ 13 ﴿‎   وَ=ve أُخْرَىٰ=‑vardır‑bir başka şey تُحِبُّونَهَاۖ=seveceğiniz kendisiniنَصْرٌ=bir yardım مِنَ اللَّهِ=Allah′tanوَ=ve فَتْحٌ=bir zafer(veya”ön açıklığı”) قَرِيبٌۗ=yakında«karîb»olanوَ=ve بَشِّرِ=müjdele الْمُؤْمِنِينَ=inanıp güvenenleri«mü′min»
 ‎﴾ 14 ﴿‎   يَا أَيُّهَا=Ey! الَّذِينَ=kimseler آمَنُوا=inanıp güvenmiş«îmãn»كُونُوا=olun أَنْصَارَ=Yardım Edenleri«ensãr»اللَّهِ=Allah′ınكَمَا=nitekim قَالَ=demişti kiعِيسَى=Îsã ابْنُ مَرْيَمَ=Meryem′in oğlu لِلْحَوَارِيِّينَ=Havarilereمَنْ=kimdir? أَنْصَارِي=benim Yardım Edenlerim«ensãr»إِلَى=yolunda اللَّهِۖ=Allahقَالَ=dediler ki الْحَوَارِيُّونَ=Havarilerنَحْنُ=biziz أَنْصَارُ=Yardım Edenleri«ensãr»اللَّهِۖ=Allah′ınفَ=böylece آمَنَتْ=inanıp güvenmişti«îmãn»طَائِفَةٌ=bir grup مِنْ بَنِي إِسْرَائِيلَ=İsrãîl oğullarındanوَ=ve كَفَرَتْ=«ilâhi sözleri» görmezlikten gelmişti«küfr_kãfir»طَائِفَةٌۖ=bir grupفَ=bunun üzerine أَيَّدْنَا=destekledik الَّذِينَ=kimseleri آمَنُوا=inanıp güvenmiş«îmãn»عَلَىٰ=karşı عَدُوِّهِمْ=düşmanlarınaفَ=sonra da أَصْبَحُوا=onlar oldular ظَاهِرِينَ=üstün gelenler
Âyet Metni : (Saf.1) (28. Cüz | 551. Sayfa)
Okunuşu :
1. sebbeḥa lillâhi mâ fi-ssemâvâti vemâ fi-l'arḍ. vehüve-l`azîzü-lḥakîm.
(Saf.1) Grameri
سَبَّحَ : Glorifies ::: [Türemiş Fiil] [Geçmiş Zaman] [Şahıs:O/eril] [Tef'îl Kalıbı] [فَـعَلَ=>فَعَّلَ] Kök: س ب حلِلّٰهِ : for ::: [Edat] [i‑haline çeken öntakı (harf‑i cer)]لِلّٰهِ : Allah ::: [Özel İsim] [i‑haline çekilmiş (mecrûr)] Kök: أ ل همَا : whatever ::: [Bağlama zamiri (ism‑i mevsûl)]فِى : (is) in ::: [Edat] [i‑haline çeken öntakı (harf‑i cer)]السَّمَاوَاتِ : the ::: [Belirlilik Takısı]السَّمَاوَاتِ : heavens ::: [İsim] [Dişil çoğul] [i‑haline çekilmiş (mecrûr)] Kök: س م ووَمَا : and ::: [Bağlaç (harf‑i atıf)]وَمَا : whatever ::: [Bağlama zamiri (ism‑i mevsûl)]فِى : (is) in ::: [Edat] [i‑haline çeken öntakı (harf‑i cer)]الْأَرْضِ : the ::: [Belirlilik Takısı]الْأَرْضِ : earth. ::: [İsim] [Dişil] [i‑haline çekilmiş (mecrûr)] Kök: أ ر ضوَهُوَ : and ::: [Edat/Başlama (harf‑i istinafiye)]وَهُوَ : He ::: [Şahıs Zamiri] [Şahıs:O/eril]الْعَزِيزُ : (is) the ::: [Belirlilik Takısı]الْعَزِيزُ : All‑Mighty ::: [İsim] [Eril tekil] [u‑haline çekilmiş (merfû)] Kök: ع ز زالْحَكِيمُ : the ::: [Belirlilik Takısı]الْحَكِيمُ : All‑Wise ::: [Sıfat] [Eril tekil] [u‑haline çekilmiş (merfû)] Kök: ح ك م
Gramer Tahlili sekmesinden veya Kök listesinden bir kök seçiniz.
Gramer Tahlili sekmesinden veya Kök listesinden bir kök seçiniz.
Menü
Âyet Metni
Meâller
Ayete Git
Gramer Kökler
Öğrenme Modu