Menü
Meâller
Elmalılı H.Yazır
1. Haberiniz olsun ki biz Nuhu kavmına gönderdik, kavmını inzar et diye, gelmezden evvel onlara bir azâbı elîm
B.Bayraklı
1. Şüphesiz biz Nûh’u, kendilerine acıklı bir azap gelmeden önce toplumunu uyarması için toplumuna peygamber olarak gönderdik.
A.Bayındır
1. Biz Nuh’u “Acıklı bir azap gelmeden önce halkını uyar!” diye kendi halkına elçi olarak gönderdik[*].[*] Nuh kıssası hakkında ayrıntılı bilgi için bkz: A’raf 7/59-72, Hud 11/25-49, Yunus 10/71-73, Mü’minun 23/23-30, Şuara 26/105-122, Saffat 37/75-82, Kamer 54/9-16.  Dipnotlar »
C.Külünkoğlu
1. Doğrusu biz Nuh’u, “Kendilerine can yakıcı bir azap gelmezden önce milletini uyarsın” diye kavmine (elçi olarak) gönderdik.* Bkz. 11/32-34  Dipnotlar »
S.Ateş
1. Biz Nûh'u kavmine gönderdik: "Onlara acı bir azâb gelmezden önce kavmini uyar," diye.
İngilizce Kelime Meali
إِنَّآ=Indeed, We أَرْسَلْنَا=[We] sent نُوحًا=Nûh إِلٰى=to قَوْمِهِۦٓ=his people, أَنْ=that أَنذِرْ=`Warn قَوْمَكَ=your people مِن قَبْلِ=before أَن=[that] يَأْتِيَهُمْ=comes to them عَذَابٌ=a punishment أَلِيمٌ=painful.`
(71) Nûh Sûresi Kelime Meâli
 ‎﴾ 1 ﴿‎   إِنَّا=şu bir gerçek ki Biz أَرْسَلْنَا=gönderdik نُوحًا=Nûh′u إِلَىٰ قَوْمِهِ=toplumuna«kavm»أَنْ=diye أَنْذِرْ=uyar قَوْمَكَ=toplumunu«kavm»مِنْ قَبْلِ=önce أَنْ يَأْتِيَهُمْ=onlara gelmeden عَذَابٌ=bir ceza«azãb»أَلِيمٌ=üzüntü veren«elîm»
 ‎﴾ 2 ﴿‎   قَالَ=dedi يَا=Ey! قَوْمِ=toplumum«kavm»إِنِّي=ki ben لَكُمْ=sizin için نَذِيرٌ=bir uyarıcıyım مُبِينٌ=apaçık (veya”açıklığa kavuşturan”)«mübîn»
 ‎﴾ 3 ﴿‎   أَنِ اعْبُدُوا=«kulluk»hizmet«abd»edin diye اللَّهَ=Allah′a وَ=ve اتَّقُوهُ=kendinizi sakındırın«takvã»O′na yönelikوَ=ve de أَطِيعُونِ=benimseyip uyun«ta′at»bana
 ‎﴾ 4 ﴿‎   يَغْفِرْ=günahını örtsün«mağfiret»لَكُمْ=sizin için مِنْ=bir kısmının ذُنُوبِكُمْ=suçlarınızdan«zenb»وَ=ve يُؤَخِّرْكُمْ=sonraya bıraksan sizi إِلَىٰ=kadar أَجَلٍ=bir vadeye مُسَمًّىۚ=belirlenmişإِنَّ=şu bir gerçek ki أَجَلَ=vadesi اللَّهِ=Allah′ınإِذَا=zaman جَاءَ=geldiği لَا يُؤَخَّرُۖ=sonraya bırakılmazلَوْ=keşke كُنْتُمْ=olsaydınız تَعْلَمُونَ=bilenlerden
 ‎﴾ 5 ﴿‎   قَالَ=dediرَبِّ="Efendi ve Sahib"im!«rabb»إِنِّي=ki ben دَعَوْتُ=çağırdım«duã»قَوْمِي=toplumumu«kavm»لَيْلًا=gece وَ=ve نَهَارًا=gündüz
 ‎﴾ 6 ﴿‎   فَ=fakat لَمْ يَزِدْهُمْ=artırmadı onlarda دُعَائِي=benim çağrım«duã»إِلَّا=başka bir şey فِرَارًا=kaçıştan
 ‎﴾ 7 ﴿‎   وَ=ve إِنِّي=şu bir gerçek ki ben كُلَّمَا=her ne zaman دَعَوْتُهُمْ=çağırdıysam«duã»onlarıلِتَغْفِرَ=günahlarının örtülmesi«mağfiret»için لَهُمْ=onlarınجَعَلُوا=koydular أَصَابِعَهُمْ=parmaklarını فِي آذَانِهِمْ=kulaklarınaوَ=ve اسْتَغْشَوْا=başlarına çektiler ثِيَابَهُمْ=örtüleriniوَ=ve أَصَرُّوا=direttiler وَ=ve اسْتَكْبَرُوا=büyüklendiler«kibr»اسْتِكْبَارًا=kibirle«kibr»
 ‎﴾ 8 ﴿‎   ثُمَّ=sonrasında إِنِّي=şu bir gerçek ki ben دَعَوْتُهُمْ=çağırdım«duã»onları جِهَارًا=açıktan
 ‎﴾ 9 ﴿‎   ثُمَّ=sonrasında إِنِّي=şu bir gerçek ki ben أَعْلَنْتُ=ilan ederek söyledim لَهُمْ=onlaraوَ=veya da أَسْرَرْتُ=gizli söyledim لَهُمْ=onlara إِسْرَارًا=sır şeklinde
 ‎﴾ 10 ﴿‎   فَ=sonra da قُلْتُ=dedim ki اسْتَغْفِرُوا=günahlarınızın örtülmesini dileyin«istiğfar»رَبَّكُمْ="Efendi ve Sahib"inizden«rabb»إِنَّهُ=şu bir gerçek ki كَانَ=O′dur غَفَارًا=günahları çok örten«ğaffãr»
 ‎﴾ 11 ﴿‎   يُرْسِلِ=gönderecektir السَّمَاءَ=gökten عَلَيْكُمْ=üzerinize مِدْرَارًا=bol yağmur
 ‎﴾ 12 ﴿‎   وَ=ve يُمْدِدْكُمْ=yardım edecektir size بِأَمْوَالٍ=mallarla وَ=ve بَنِينَ=oğullarlaوَ=ve يَجْعَلْ=yapacaktır لَكُمْ=size جَنَّاتٍ=bahçelerوَ=ve يَجْعَلْ=yapacaktır لَكُمْ=size أَنْهَارًا=ırmaklar
 ‎﴾ 13 ﴿‎   مَا=neyiniz? لَكُمْ=‑var‑sizinلَا تَرْجُونَ=beklemiyorsunuz لِلَّهِ=Allah için وَقَارًا=bir saygınlık
 ‎﴾ 14 ﴿‎   وَ=ve قَدْ=emin olun ki خَلَقَكُمْ=O sizi yarattı أَطْوَارًا=aşamalı olarak
 ‎﴾ 15 ﴿‎   أَ=mi? لَمْ تَرَوْا=görmediniz كَيْفَ=nasıl خَلَقَ=yarattı اللَّهُ=Allahسَبْعَ=yedi سَمَاوَاتٍ=göğü طِبَاقًا=tabakalı olarak
 ‎﴾ 16 ﴿‎   وَ=ve جَعَلَ=yaptı الْقَمَرَ=Ay′ı فِيهِنَّ=onların içinde نُورًا=bir aydınlık«nûr»وَ=ve جَعَلَ=yaptı الشَّمْسَ=Güneş′i سِرَاجًا=bir lamba
 ‎﴾ 17 ﴿‎   وَ=ve اللَّهُ=Allah أَنْبَتَكُمْ=bitirdi sizi مِنَ الْأَرْضِ=yeryüzünden نَبَاتًا=bitki şeklinde
 ‎﴾ 18 ﴿‎   ثُمَّ=sonrasında يُعِيدُكُمْ=geri döndürecek«eãde»sizi فِيهَا=orayaوَ=ve يُخْرِجُكُمْ=«topraktan» dışarı çıkaracaktır«ihrãc»sizi إِخْرَاجًا=tam bir dışarı çıkarışla«ihrãc»
 ‎﴾ 19 ﴿‎   وَ=ve اللَّهُ=Allah جَعَلَ=yaptı لَكُمُ=sizin içinالْأَرْضَ=yeryüzünü بِسَاطًا=serilmiş şekilde
 ‎﴾ 20 ﴿‎   لِتَسْلُكُوا=gidesiniz diye مِنْهَا=oradaki سُبُلًا=yollarda فِجَاجًا=geniş geniş
 ‎﴾ 21 ﴿‎   قَالَ=dedi نُوحٌ=Nûhرَبِّ="Efendi ve Sahib"im!«rabb»إِنَّهُمْ=ki onlar عَصَوْنِي=karşı geldiler banaوَ=ve اتَّبَعُوا=katıldılar«ittebã»مَنْ=bir adamaلَمْ يَزِدْهُ=artırmayan kendisinde مَالُهُ=onun malı وَ=ve وَلَدُهُ=onun çocuğuإِلَّا=dışında bir şey خَسَارًا=zarar ediş«hãsir_husrãn»
 ‎﴾ 22 ﴿‎   وَ=ve مَكَرُوا=planını kurdular«mekr»مَكْرًا=planların«mekr»كُبَّارًا=büyük büyük
 ‎﴾ 23 ﴿‎   وَ=ve قَالُوا=dediler ki لَا تَذَرُنَّ=bırakmayın آلِهَتَكُمْ=ilâhlarınızıوَ=ve لَا تَذَرُنَّ=bırakmayın وَدًّا=Vedd′i وَلَا=ne سُوَاعًا=Suvã′ ′yıوَلَا=ne يَغُوثَ=Yeğûs′u وَ=ve يَعُوقَ=Ye′ûk′u وَ=ve نَسْرًا=Nesr′i
 ‎﴾ 24 ﴿‎   وَ=ve قَدْ=emin ol ki أَضَلُّوا=yolunu saşırttılar«dalãl»كَثِيرًاۖ=birçoğununوَ=ve لَا تَزِدِ=artırma! الظَّالِمِينَ=o "haksızlık ve kötülük" edenlerde«zulm_zãlim»إِلَّا=başka bir şeyi ضَلَالًا=yolunu saşırmışlıktan«dalãl»
 ‎﴾ 25 ﴿‎   مِمَّا=ötürü خَطِيئَاتِهِمْ=hatalarından«hatá»أُغْرِقُوا=boğuldularفَ=sonra da أُدْخِلُوا=girdirildiler نَارًا=bir ateşe«nãr»فَ=bu halde لَمْ يَجِدُوا=bulmayacaklardır لَهُمْ=kendilerineمِنْ دُونِ=dışında اللَّهِ=Allah أَنْصَارًا=Yardım Eden«ensãr»
 ‎﴾ 26 ﴿‎   وَ=ve قَالَ=dedi ki نُوحٌ=Nûhرَبِّ="Efendi ve Sahib"im!«rabb»لَا تَذَرْ=bırakma عَلَى الْأَرْضِ=yeryüzündeمِنْ=herhangi birini الْكَافِرِينَ=«ilâhi sözleri» görmezlikten gelenlerden«küfr_kãfir»دَيَّارًا=yerleşmiş
 ‎﴾ 27 ﴿‎   إِنَّكَ=(dedi)ki Sen إِنْتَذَرْهُمْ=bırakırsan onlarıيُضِلُّوا=yolunu saşırtacaklardır«dalãl»عِبَادَكَ=«kulluk»hizmet«abd»edenlerininوَ=ve لَا يَلِدُوا=doğurmayacaklardır إِلَّا=başkasını فَاجِرًا=doğru olandan sapandan«fãcir»كَفَارًا=«ilâhi sözleri» görmezlikten gelen«küfr_kãfir»
 ‎﴾ 28 ﴿‎   رَبِّ="Efendi ve Sahib"im!«rabb»اغْفِرْ=günahımı ört«mağfiret»لِي=benim وَ=ve لِوَالِدَيَّ=anamın‑babamınوَ=ve لِمَنْ=kimsenin دَخَلَ=giren بَيْتِيَ=evime مُؤْمِنًا=inanıp güvenmiş«mü′min»olarakوَ=ve لِلْمُؤْمِنِينَ=inanıp güvenen«mü′min»erkeklerin وَ=ve الْمُؤْمِنَاتِ=inanıp güvenen«mü′min»kadınlarınوَ=ve لَا تَزِدِ=artırma الظَّالِمِينَ="haksızlık ve kötülük" edenlerde«zulm_zãlim»إِلَّا=başka bir şey تَبَارًا=yıkımdan
Âyet Metni : (Nûh.1) (29. Cüz | 570. Sayfa)
Okunuşu :
1. innâ erselnâ nûḥan ilâ ḳavmihî en enẕir ḳavmeke min ḳabli ey ye'tiyehüm `aẕâbün elîm.
(Nûh.1) Grameri
إِنَّآ : Indeed ::: [Bağlaç] [e‑haline çeken (harf‑i nasb)]إِنَّآ : We ::: [Bitişik Zamir] [Şahıs:Biz]أَرْسَلْنَا : sent ::: [Türemiş Fiil] [Geçmiş Zaman] [Şahıs:Biz] [İf'âl Kalıbı] [فَـعَلَ=>أَفْعَلَ] Kök: ر س لأَرْسَلْنَا : We ::: [Fiil Şahıs Çekim Eki] [Şahıs:Biz]نُوحًا : Nuh ::: [Özel İsim] [Eril] [e‑haline çekilmiş (mansûb)] Kök: ن و حإِلَىٰ : to ::: [Edat] [i‑haline çeken öntakı (harf‑i cer)]قَوْمِهِ : people ::: [İsim] [Eril] [i‑haline çekilmiş (mecrûr)] Kök: ق و مقَوْمِهِ : his ::: [Bitişik Zamir] [Şahıs:O/eril]أَنْ : that ::: [Bağlaç/YanCümlecik (harf‑i masdarî)]أَنْذِرْ : Warn ::: [Türemiş Fiil] [Emir Kipi] [Şahıs:Sen/eril] [İf'âl Kalıbı] [فَـعَلَ=>أَفْعَلَ] Kök: ن ذ رقَوْمَكَ : people ::: [İsim] [Eril] [e‑haline çekilmiş (mansûb)] Kök: ق و مقَوْمَكَ : your ::: [Bitişik Zamir] [Şahıs:Sen/eril]مِنْ : from ::: [Edat] [i‑haline çeken öntakı (harf‑i cer)]قَبْلِ : before ::: [İsim] [i‑haline çekilmiş (mecrûr)] Kök: ق ب لأَنْ : that ::: [Bağlaç/YanCümlecik (harf‑i masdarî)]يَأْتِيَهُمْ : comes to ::: [Basit Fiil] [Şimdiki/Geniş/Gelecek Zaman] [Şahıs:O/eril] [e‑haline çekilmiş fiil (muzârî mansûb)] Kök: أ ت ييَأْتِيَهُمْ : them ::: [Bitişik Zamir] [Şahıs:Onlar/eril]عَذَابٌ : a punishment ::: [İsim] [Eril] [u‑haline çekilmiş (merfû)] Kök: ع ذ بأَلِيمٌ : painful ::: [Sıfat] [Eril tekil] [u‑haline çekilmiş (merfû)] Kök: أ ل م
Gramer Tahlili sekmesinden veya Kök listesinden bir kök seçiniz.
Gramer Tahlili sekmesinden veya Kök listesinden bir kök seçiniz.
Menü
Âyet Metni
Meâller
Ayete Git
Gramer Kökler
Öğrenme Modu