Menü
Meâller
Elmalılı H.Yazır
1. Ey o örtünen (Müzzemmil)!
B.Bayraklı
1. Ey vahye bürünen!
A.Bayındır
1. Ey (verdiğimiz) görevi üstlenen kişi[*]![*] Yük yükleme anlamındaki “zeml (زمل)” (Mekayis) kökünden türeyen “müzzemmil” kelimesi ism-i fâil olduğu yani eylemi yapan kişiyi ifade ettiği için, kendisine verilen nübüvvet görevini üstlenmiş olan Muhammed aleyhisselamı gösterir. Müzzemmil 73/5. ayet ona daha ağır bir görev yükleneceğini bildirmekte, Müddessir 74/1. ayet de Muhammed aleyhisselama verilen görevden bahsetmektedir.  Dipnotlar »
C.Külünkoğlu
1-2. Ey vahye bürünerek takva elbisesi giyen (Nebi)! Birazı hariç olmak üzere geceleyin kalk.
S.Ateş
1. Ey örtüsüne bürünen,
İngilizce Kelime Meali
يٰٓأَيُّهَا=O you الْمُزَّمِّلُ=who wraps himself!
(73) Müzzemmil Sûresi Kelime Meâli
 ‎﴾ 1 ﴿‎   يَا أَيُّهَا=Ey! الْمُزَّمِّلُ=”Sırtına Birşeyler(yük veya örtü) Alan”«sûrenin adıdır»
 ‎﴾ 2 ﴿‎   قُمِ=ayakta kal«kıyãm»اللَّيْلَ=geceleyin إِلَّا=hariç قَلِيلًا=birazı
 ‎﴾ 3 ﴿‎   نِصْفَهُ=onun yarısıأَوِ=yahut انْقُصْ=eksilt مِنْهُ=ondan قَلِيلًا=biraz
 ‎﴾ 4 ﴿‎   أَوْ=veya زِدْ=artır عَلَيْهِ=onuوَ=ve رَتِّلِ=düzene koyarak oku«tertîl»الْقُرْآنَ=«Ayet Topluluğu»o Kur'ân′ı«kur′ãn»تَرْتِيلًا=bir düzende«tertîl»
 ‎﴾ 5 ﴿‎   إِنَّا=şu bir gerçek ki Biz سَنُلْقِي=bırakacağızعَلَيْكَ=senin üzerine قَوْلًا=bir kelam ثَقِيلًا=ağır
 ‎﴾ 6 ﴿‎   إِنَّ=şu bir gerçek ki نَاشِئَةَ=kalkmanın اللَّيْلِ=gece هِيَ=kendisi أَشَدُّ=daha ötedir وَطْئًا=tesir olarak وَ=ve أَقْوَمُ=daha sağlamdır قِيلًا=söyleme için
 ‎﴾ 7 ﴿‎   إِنَّ=şu bir gerçek ki لَكَ=‑vardır‑ senin için فِي النَّهَارِ=gündüzde سَبْحًا=uğraşlar طَوِيلًا=uzun süren
 ‎﴾ 8 ﴿‎   وَ=ve اذْكُرِ=an«zikr»اسْمَ=adını رَبِّكَ="Efendi ve Sahib"inin«rabb»وَ=ve تَبَتَّلْ=yönel إِلَيْهِ=O′na تَبْتِيلًا=adanmış olarak
 ‎﴾ 9 ﴿‎   رَبُّ="Efendi ve Sahib"idir«rabb»الْمَشْرِقِ=doğunun وَ=ve الْمَغْرِبِ=batınınلَا=yoktur إِلَٰهَ=ilâh إِلَّا=başka هُوَ=O′ndanفَ=o halde اتَّخِذْهُ=edin O′nu وَكِيلاً=sırtı emniyetle dayayacak kimse«vekîl»olarak
 ‎﴾ 10 ﴿‎   وَ=ve اصْبِرْ=yılmadan dayan«sabr_sãbir»عَلَىٰ مَا=olduklarına يَقُولُونَ=onların söylüyorوَ=ve اهْجُرْهُمْ=terk et onları هَجْرًا=bir terk edişle جَمِيلًا=güzel
 ‎﴾ 11 ﴿‎   وَ=ve ذَرْنِي=başbaşa bırak Beni وَ=ile الْمُكَذِّبِينَ=yalan(cı) sayıp duranlar«tekzîb»أُولِي=sahibi النَّعْمَةِ=nimetوَ=ve مَهِّلْهُمْ=mühlet ver onlara قَلِيلًا=biraz
 ‎﴾ 12 ﴿‎   إِنَّ=şu bir gerçek ki لَدَيْنَا=Bizim yanımızdadır أَنْكَالًا=kelepçeler وَ=ve جَحِيمًا=Cehennem
 ‎﴾ 13 ﴿‎   وَ=ve طَعَامًا=bir yiyecek ذَا غُصَّةٍ=boğaza duranوَ=ve عَذَابًا=bir ceza«azãb»أَلِيمًا=üzüntü veren«elîm»
 ‎﴾ 14 ﴿‎   يَوْمَ=o gün تَرْجُفُ=çalkalanır«racfe»الْأَرْضُ=yeryüzü وَ=ve الْجِبَالُ=dağlarوَ=ve كَانَتِ=olur الْجِبَالُ=dağlar كَثِيبًا=kum yığınları مَهِيلًا=çöken
 ‎﴾ 15 ﴿‎   إِنَّا=şu bir gerçek ki Biz أَرْسَلْنَا=gönderdik إِلَيْكُمْ=sizeرَسُولًا=bir Elçi«rasûl»شَاهِدًا=bir tanık«şãhid» olarak عَلَيْكُمْ=sizeكَمَا=gibi أَرْسَلْنَا=gönderdiğimiz إِلَىٰ فِرْعَوْنَ=Firavun′a رَسُولًا=bir Elçi«rasûl»
 ‎﴾ 16 ﴿‎   فَ=fakat عَصَىٰ=karşı geldi فِرْعَوْنُ=Firavun الرَّسُولَ=o Elçiye«rasûl»فَ=sonra da أَخَذْنَاهُ=yakaladık onu أَخْذًا=bir yakalayışla وَبِيلًا=ağır
 ‎﴾ 17 ﴿‎   فَ=öyleyse كَيْفَ=nasıl? تَتَّقُونَ=kendinizi kurtaracaksınız إِنْ=eğer كَفَرْتُمْ=«ilâhi sözleri» görmezlikten gelirseniz«küfr_kãfir»يَوْمًا=bir günden يَجْعَلُ=yapan الْوِلْدَانَ=çocukları شِيبًا=saçı ağarmış
 ‎﴾ 18 ﴿‎   السَّمَاءُ=gök مُنْفَطِرٌ=çatlar«infitãr»بِهِۚ=onunlaكَانَ=olandır وَعْدُهُ=O′nun söz verdiği«va′d»مَفْعُولًا=yerine getirilecek
 ‎﴾ 19 ﴿‎   إِنَّ=şu bir gerçek ki هَٰذِهِ=bunun kendisi تَذْكِرَةٌۖ=bir tembihtir«tezkîr»فَ=bu halde مَنْ=kimse شَاءَ=dileyen اتَّخَذَ=edinir إِلَىٰ=yanına رَبِّهِ="Efendi ve Sahib"inin«rabb»سَبِيلًا=bir yol«sebîl»
 ‎﴾ 20 ﴿‎   إِنَّ=şu bir gerçek ki رَبَّكَ="Efendi ve Sahib"in«rabb»يَعْلَمُ=biliyor أَنَّكَ=olduğunu senin تَقُومُ=ayakta kalıyor«kıyãm»أَدْنَىٰ=daha azında مِنْ ثُلُثَيِ=üçte ikisinden اللَّيْلِ=geceninوَ=veya نِصْفَهُ=yarısında وَ=veya ثُلُثَهُ=onun üçte birindeوَ=ve de طَائِفَةٌ=bir grubun مِنَ الَّذِينَ=olanlar içinden مَعَكَۚ=seninle beraberوَ=ve اللَّهُ=Allah يُقَدِّرُ=ölçü koyar«kadîr_mikdãr»اللَّيْلَ=geceye وَ=ve النَّهَارَۚ=gündüzeعَلِمَ=bilmiştir أَنْ لَنْ تُحْصُوهُ=asla hesabetmeyeceğinizi onuفَ=böylece تَابَ=olumsuzluktan dönüş«tevbe_tevvãb»yaptı«hiddetten merhamete» عَلَيْكُمْۖ=sizin hakkınızdaفَ=bu halde اقْرَءُوا=okuyun مَا=olanı تَيَسَّرَ=kolay geliyor مِنَ الْقُرْآنِۚ=«Ayet Topluluğu»o Kur'ân′dan«kur′ãn»عَلِمَ=bilmiştir أَنْ سَيَكُونُ=bulunacağını مِنْكُمْ=aranızdanمَرْضَىٰۙ=hastalar وَ=ve آخَرُونَ=başkalarıيَضْرِبُونَ=gezen فِي الْأَرْضِ=yeryüzünde يَبْتَغُونَ=arayan مِنْ فَضْلِ=lütfunu«fadl»اللَّهِۙ=Allah′ınوَ=ve آخَرُونَ=başka insanlar يُقَاتِلُونَ=savaşan فِي سَبِيلِ=yolunda«sebîl»اللَّهِۖ=Allah′ınفَ=bu halde اقْرَءُوا=okuyun مَا=olanı تَيَسَّرَ=kolay geliyor مِنْهُۚ=O′ndanوَ=ve أَقِيمُوا=gereğince yerine getirin«ekãme»الصَّلَاةَ=«iyilik istemek»o namazı«salãt»وَ=ve de آتُوا=verin الزَّكَاةَ=o zekatıوَ=ve أَقْرِضُوا=borç verin اللَّهَ=Allah′a قَرْضًا=bir borçla حَسَنًاۚ=güzel«hasen»وَ=ve مَا=olduklarınızı تُقَدِّمُوا=veriyor لِأَنْفُسِكُمْ=kendiniz için مِنْ خَيْرٍ=mal‑mülkten«hayr»تَجِدُوهُ=bulacaksınız عِنْدَ=katında اللَّهِ=Allah′ınهُوَ=o خَيْرًا=daha "faydalı ve iyi"dir«hayr»وَ=ve أَعْظَمَ=daha büyüktür أَجْرًاۚ=bedelce«ecr»وَ=ve اسْتَغْفِرُوا=günahlarınızın örtülmesini dileyin«istiğfar»اللَّهَۖ=Allah′tanإِنَّ=şu bir gerçek ki اللَّهَ=Allah غَفُورٌ=günahları örtendir«ğafûr»رَحِيمٌ=merhametlidir«rahîm»
Âyet Metni : (Müzzemmil.1) (29. Cüz | 574. Sayfa)
Okunuşu :
1. yâ eyyühe-lmüzzemmil.
(Müzzemmil.1) Grameri
يَاأَيُّهَا : O ::: [Edat/Seslenme]يَاأَيُّهَا : O you ::: [İsim] [u‑haline çekilmiş (merfû)]الْمُزَّمِّلُ : the ::: [Belirlilik Takısı]الْمُزَّمِّلُ : who wraps himself! ::: [İsim] [Eril] [etken türemiş fiilden Fiilimsi] [Tefa'ul Kalıbı] [فَـعَلَ=>تَفَعَّلَ] [u‑haline çekilmiş (merfû)] Kök: ز م ل
Gramer Tahlili sekmesinden veya Kök listesinden bir kök seçiniz.
Gramer Tahlili sekmesinden veya Kök listesinden bir kök seçiniz.
Menü
Âyet Metni
Meâller
Ayete Git
Gramer Kökler
Öğrenme Modu