Menü
Meâller
Elmalılı H.Yazır
1. Elif, Lam, Mim.
B.Bayraklı
1. Elif, lâm, mîm.
A.Bayındır
1. Elif-Lâm-Mîm[*]![*] Bu harflere huruf-u mukattaa /birbiri ile bağlantısı kesilmiş harfler denir. Bunların Nebîmize sorulmamış olması, bilinen bir anlamının olduğunu gösterir. Yoksa müşrikler bunu dillerine dolar, Nebîmizi sürekli rahatsız ederlerdi. Bununla ilgili sorular, İslam’ın Arap yarımadası dışına yayılmasından sonra başlamıştır.Bu harflerle başlayan yirmi dokuz sureden yirmi beşinde Kur’an’a, dördünde de önemli bir konuya vurgu yapılıyor olmasından onların dikkatleri toplama görevi yaptığı anlaşılır. Türkçede böyle bir kullanım yoktur.  Dipnotlar »
C.Külünkoğlu
1. Elif, Lam, Mim.* Bu harflerle ilgili 2/1 ayetinin dipnotuna bakabilirsiniz.  Dipnotlar »
S.Ateş
1. Elif lâm mîm
İngilizce Kelime Meali
الٓمٓ=Alif Lam Mim.
(31) Lokmân Sûresi Kelime Meâli
 ‎﴾ 1 ﴿‎   الم=«E harfi»Elif «L harfi»Lâm «M harfi»Mîm
 ‎﴾ 2 ﴿‎   تِلْكَ=şunlar آيَاتُ=«açık işaret»ayetleridir«ãyet»الْكِتَابِ=o «ilâhî» Metinin«kitãb»الْحَكِيمِ=hükümleri doğru olan«hakîm»
 ‎﴾ 3 ﴿‎   هُدًى=bir yol gösteriştir«hüdã»وَ=ve رَحْمَةً=bir merhamettir«rahmet»لِلْمُحْسِنِينَ=güzel davrananlara«ihsãn_muhsin»
 ‎﴾ 4 ﴿‎   اَلَّذِينَ=kimselerdir يُقِيمُونَ=gereğince yerine getiren«ekãme»الصَّلَاةَ=«iyilik istemek»o namazı«salãt»وَ=ve de يُؤْتُونَ=veren الزَّكَاةَ=o zekatıوَ=ve هُمْ=onlar بِالْآخِرَةِ=Ahiret′e هُمْ=kendileri يُوقِنُونَ=kanîdirler«yekîn_mûkin»
 ‎﴾ 5 ﴿‎   أُولَٰئِكَ=işte onlar عَلَىٰ=‑temeli‑üzerindedirler هُدًى=bir yol gösterişin«hüdã»مِنْ رَبِّهِمْۖ="Efendi ve Sahib"leri tarafından«rabb»وَ=ve أُولَٰئِكَ=işte onların هُمُ=kendileri الْمُفْلِحُونَ=selamete«felãh»ereceklerdir
 ‎﴾ 6 ﴿‎   وَ=ve مِنَ النَّاسِ=insanlardan مَنْ=kimi يَشْتَرِي=satın alır لَهْوَ=boşunu الْحَدِيثِ=sözünلِيُضِلَّ=yolu saşırtmak«dalãl»için عَنْ=hakkında سَبِيلِ=yolu«sebîl»اللَّهِ=Allah′ın بِغَيْرِ=olmadan عِلْمٍ=bir bilgi«ilm»وَ=ve يَتَّخِذَهَا=edinmek için onu هُزُوًاۚ=alay konusuأُولَٰئِكَ=işte onlar ki لَهُمْ=onlaradır عَذَابٌ=bir ceza«azãb»مُهِينٌ=küçük düşürücü
 ‎﴾ 7 ﴿‎   وَ=ve إِذَا=zaman تُتْلَىٰ=sayıp döküldüğü«tilãvet»عَلَيْهِ=ona آيَاتُنَا=«açık işaret»ayetlerimiz«ãyet»وَلَّىٰ=sırtını döner مُسْتَكْبِرًا=büyüklenerek«kibr»كَأَنْ=sanki gibidir لَمْ يَسْمَعْهَا=hiç işitmemiş onlarıكَأَنَّ=sanki gibidir فِي أُذُنَيْهِ=‑var‑kulaklarında وَقْرًاۖ=bir ağırlıkفَ=o zaman بَشِّرْهُ=müjdele ona بِعَذَابٍ=bir cezayı«azãb»أَلِيمٍ=üzüntü veren«elîm»
 ‎﴾ 8 ﴿‎   إِنَّ=şu bir gerçek ki الَّذِينَ=kimseler آمَنُوا=inanıp güvenmiş«îmãn»وَ=ve de عَمِلُوا=yapmış الصَّالِحَاتِ=düzgün işler«sãlih_sãlihãt»لَهُمْ=onlaradır جَنَّاتُ=Cennetleri(veya”bahçeleri”) النَّعِيمِ=Bol Nimet(*)(*) orj NEÎM
 ‎﴾ 9 ﴿‎   خَالِدِينَ=yerleşip kalacaklardır«hãlid»فِيهَاۖ=oradaوَعْدَ=söz verdiği«va′d»اللَّهِ=Allah′ın حَقًّاۚ=gerçek(leşecek)tir«hakk»وَ=ve هُوَ=O الْعَزِيزُ=‑asıl‑"Üstün Gelen"dir«azîz»الْحَكِيمُ=‑asıl‑”Hükümleri Doğru Olan”dır«hakîm»
 ‎﴾ 10 ﴿‎   خَلَقَ=yarattı السَّمَاوَاتِ=gökleriبِغَيْرِ=olmadan عَمَدٍ=bir direk تَرَوْنَهَاۖ=görebildiğiniz kendisiniوَ=ve أَلْقَىٰ=attı فِي الْأَرْضِ=yeryüzüne رَوَاسِيَ=yerinden oynamayan(dağ)larأَنْ تَمِيدَ=sarsar diye بِكُمْ=siziوَ=ve بَثَّ=yaydı فِيهَا=orada مِنْ كُلِّ=her çeşit دَابَّةٍۚ=canlıyıوَ=ve أَنْزَلْنَا=indirdik مِنَ السَّمَاءِ=gökten مَاءً=bir suفَ=sonra da أَنْبَتْنَا=bitirdik فِيهَا=orada مِنْ كُلِّ=her زَوْجٍ=çifti كَرِيمٍ=değerli«kerîm»
 ‎﴾ 11 ﴿‎   هَٰذَا=işte bunlar خَلْقُ=yarattıklarıdır اللَّهِ=Allah′ınفَ=öyleyse أَرُونِي=gösterin bana مَاذَا=ne? خَلَقَ=yarattı الَّذِينَ=olanlar مِنْ دُونِهِۚ=O′nun dışındaبَلِ=Yok! الظَّالِمُونَ=o "haksızlık ve kötülük" edenler«zulm_zãlim»فِي=içindedirler ضَلَالٍ=bir yolu şaşırmışlık«dalãl»مُبِينٍ=apaçık«mübîn»
 ‎﴾ 12 ﴿‎   وَ=ve لَقَدْ=emin olun ki آتَيْنَا=Biz verdik لُقْمَانَ=Lokman′a«sûrenin adıdır»الْحِكْمَةَ=o Hikmetiأَنِ اشْكُرْ=kıymet bilsin«şekûr_şãkir»diye لِلَّهِۚ=Allah′a karşıوَ=ve مَنْ=kim يَشْكُرْ=kıymet bilirse«şekûr_şãkir»فَ=bu durumda إِنَّمَا=ancak ve sadece يَشْكُرُ=kıymet bilir«şekûr_şãkir»لِنَفْسِهِۖ=kendisi içinوَ=ve مَنْ=kim كَفَرَ=«ilâhi sözleri» görmezlikten gelirse«küfr_kãfir»فَ=bu durumda إِنَّ=şu bir gerçek ki اللَّهَ=Allah غَنِيٌّ=”ihtiyaçsız ve eksiksiz” olandır«ğaniyy»حَمِيدٌ=övülecek olandır«hamîd»
 ‎﴾ 13 ﴿‎   وَ=ve إِذْ=bir vakit قَالَ=demişti ki لُقْمَانُ=Lokman لِابْنِهِ=oğlunaوَ=iken هُوَ=kendisi يَعِظُهُ=ona nasihat ederيَا=Ey! بُنَيَّ=yavrumلَا تُشْرِكْ=«ortak»denkler kabul etme«şirk_müşrik»بِاللَّهِۖ=Allah′aإِنَّ=(dedi)ki الشِّرْكَ=«Allah′a» «ortak»denkler kabul etmek«şirk_müşrik»لَظُلْمٌ=kesinlikle bir "haksızlık ve kötülük"tür«zulm_zãlim»عَظِيمٌ=muazzam«azîm»
 ‎﴾ 14 ﴿‎   وَ=ve وَصَّيْنَا=Biz tembih edip bıraktık«vasıyyet»الْإِنْسَانَ=insana بِوَالِدَيْهِ=ana‑babasınıحَمَلَتْهُ=taşımıştır onu أُمُّهُ=anasıوَهْنًا=zayıflıkla عَلَىٰ=üstüne وَهْنٍ=zayıflıkوَ=ve فِصَالُهُ=onun sütten kesilmesi فِي=içindedir عَامَيْنِ=iki yılأَنِ اشْكُرْ=kıymet bilici ol«şekûr_şãkir»diye لِي=Bana karşı وَ=ve لِوَالِدَيْكَ=anana‑babana karşıإِلَيَّ=Banadır الْمَصِيرُ=o varış«mesîr»
 ‎﴾ 15 ﴿‎   وَ=ve إِنْ=eğer جَاهَدَاكَ=”var güçleriyle mücadele”«cihãd»ederlerse seninleعَلَىٰ=üzerinde أَنْ تُشْرِكَ=«ortak»denkler kabul etmen«şirk_müşrik»بِي=Banaمَا=şeyi لَيْسَ=olmayan لَكَ=senin بِهِ=kendisiyle ilgili عِلْمٌ=bir bilgin«ilm»فَ=o zaman لَا تُطِعْهُمَاۖ=benimseyip uyma«ta′at»o ikisineوَ=ve صَاحِبْهُمَا=yoldaş«eshãb_sãhib»ol o ikisine فِي الدُّنْيَا=dünyada مَعْرُوفًاۖ=«hakka» uygun«ma′rûf»olarakوَ=ve اتَّبِعْ=katıl«ittebã»سَبِيلَ=yoluna«sebîl»مَنْ=kimsenin أَنَابَ=yönelen إِلَيَّۚ=Banaثُمَّ=sonrasında إِلَيَّ=Banadır مَرْجِعُكُمْ=dönüşünüzفَ=sonra da أُنَبِّئُكُمْ=haber vereceğim size بِمَا=şeyleri كُنْتُمْ=olduğunuz تَعْمَلُونَ=yapıyor
 ‎﴾ 16 ﴿‎   يَا=Ey! بُنَيَّ=yavrumإِنَّهَا=(dedi)ki onlar إِنْ=eğer تَكُ=olsa مِثْقَالَ=ağırlığınca حَبَّةٍ=danesi مِنْ خَرْدَلٍ=hardalفَ=bu halde تَكُنْ=bulunsa فِي صَخْرَةٍ=bir kayanın içindeأَوْ=veya فِي السَّمَاوَاتِ=göklerde أَوْ=veya فِي الْأَرْضِ=yeryüzündeيَأْتِ=getirecektir بِهَا=onu اللَّهُۚ=Allahإِنَّ=(dedi)ki اللَّهَ=Allah لَطِيفٌ=incelikleri bilendir«latîf»خَبِيرٌ=haberi olandır«habîr»
 ‎﴾ 17 ﴿‎   يَا=Ey! بُنَيَّ=yavrumأَقِمِ=gereğince yerine getir«ekãme»الصَّلَاةَ=«iyilik istemek»o namazı«salãt»وَ=ve أْمُرْ=yapılmasını istediğini söyle«emr»بِالْمَعْرُوفِ=«hakka» uygun«ma′rûf»olanlarınوَ=ve انْهَ=vazgeçilmesini iste«nehy»عَنِ الْمُنْكَرِ=çirkinliklerden«münker»وَ=ve اصْبِرْ=yılmadan dayan«sabr_sãbir»عَلَىٰ مَا=olanlara أَصَابَكَۖ=senin başına gelmişإِنَّ=şu bir gerçek ki ذَٰلِكَ=işte bu مِنْ عَزْمِ=kararlılık gerektirenlerindendir الْأُمُورِ=o yapılması istenmiş olan şeylerin«emr»
 ‎﴾ 18 ﴿‎   وَ=ve لَا تُصَعِّرْ=çevirme خَدَّكَ=yüzünü لِلنَّاسِ=insanlardanوَ=ve لَا تَمْشِ=yürüme فِي الْأَرْضِ=yeryüzünde مَرَحًاۖ=böbürlenerekإِنَّ=şu bir gerçek ki اللَّهَ=Allah لَا يُحِبُّ=sevmez كُلَّ=hiç birini مُخْتَالٍ=kendini beğenenlerin فَخُورٍ=övünenlerin
 ‎﴾ 19 ﴿‎   وَ=ve اقْصِدْ=orta yolu tut فِي مَشْيِكَ=yürüyüşündeوَ=ve اغْضُضْ=kıs مِنْ صَوْتِكَۚ=sesiniإِنَّ=şu bir gerçek ki أَنْكَرَ=en çirkini الْأَصْوَاتِ=seslerinلَصَوْتُ=kesinlikle sesidir الْحَمِيرِ=eşeklerin
 ‎﴾ 20 ﴿‎   أَ=mi? لَمْ تَرَوْا=görmediniz أَنَّ=olduğunu اللَّهَ=Allah′ın سَخَّرَ=hizmet verir kılmış لَكُمْ=sizeمَا=şeyleri فِي السَّمَاوَاتِ=göklerdeki وَ=ve مَا=şeyleri فِي الْأَرْضِ=yeryüzündekiوَ=ve أَسْبَغَ=bol bol verdi عَلَيْكُمْ=size نِعَمَهُ=nimetleriniظَاهِرَةً=görünür olarak وَ=veya بَاطِنَةًۗ=görünmeyen şekildeوَ=ve مِنَ النَّاسِ=‑vardır‑insanlardan bazı مَنْ=kimselerيُجَادِلُ=tartışırlar فِي=hakkında اللَّهِ=Allahبِغَيْرِ=olmadan عِلْمٍ=bir bilgi«ilm»وَلَا=ne هُدًى=bir yol gösteriş«hüdã»وَلَا=ne de كِتَابٍ=bir «ilâhî» Metin«kitãb»مُنِيرٍ=aydınlatıcı
 ‎﴾ 21 ﴿‎   وَ=ise إِذَا=zaman قِيلَ=dendiği لَهُمُ=onlaraاتَّبِعُوا=katılın«ittebã»مَا=olduklarına أَنْزَلَ=indirmiş اللَّهُ=Allah′ınقَالُوا=derlerdi ki بَلْ=Hayır!نَتَّبِعُ=biz katılırız«ittebã»مَا=şeye وَجَدْنَا=bulduğumuz عَلَيْهِ=‑temeli‑üzerinde آبَاءَنَاۚ=babalarımızıأَ=mi? وَلَوْ=bile كَانَ=olsa الشَّيْطَانُ=şeytan يَدْعُوهُمْ=çağırmış«duã»onlarıإِلَىٰ عَذَابِ=cezasına«azãb»السَّعِيرِ=o ”Tutuşturulmuş”un«saîr»
 ‎﴾ 22 ﴿‎   وَ=ve مَنْ=kim يُسْلِمْ=teslim olursa«teslîm_müslim»وَجْهَهُ=«yüz»benliğiyle إِلَى اللَّهِ=Allah′aوَ=halde هُوَ=kendisi مُحْسِنٌ=güzel davranan«ihsãn_muhsin»فَ=o zaman قَدِ=emin olun ki اسْتَمْسَكَ=o yapışmıştır بِالْعُرْوَةِ=kulpa الْوُثْقَىٰۗ=en sağlamوَ=ve إِلَى اللَّهِ=Allah′adır عَاقِبَةُ=neticesi الْأُمُورِ=o yapılması istenmiş olan şeylerin«emr»
 ‎﴾ 23 ﴿‎   وَ=ve مَنْ=kim كَفَرَ=«ilâhi sözleri» görmezlikten gelirse«küfr_kãfir»فَ=bu halde لَا يَحْزُنْكَ=üzmesin seni كُفْرُهُۚ=onun «ilâhi sözleri» görmezlikten gelmesi«küfr_kãfir»إِلَيْنَا=Bizedir مَرْجِعُهُمْ=onların dönüşleriفَ=sonra da نُنَبِّئُهُمْ=haber veririz kendilerine بِمَا=olduklarını عَمِلُواۚ=yapmışإِنَّ=şu bir gerçek ki اللَّهَ=Allah عَلِيمٌ=bilendir«alîm»بِذَاتِ=özünü الصُّدُورِ=göğüslerin
 ‎﴾ 24 ﴿‎   نُمَتِّعُهُمْ=yaşatırız onları قَلِيلًا=birazثُمَّ=sonrasında نَضْطَرُّهُمْ=süreriz onları إِلَىٰ عَذَابٍ=bir cezaya«azãb»غَلِيظٍ=kaba
 ‎﴾ 25 ﴿‎   وَ=ve لَئِنْ=muhakkak ki eğer سَأَلْتَهُمْ=sorsan onlaraمَنْ=kim خَلَقَ=yarattı السَّمَاوَاتِ=gökleri وَ=ve الْأَرْضَ=yeryüzünüلَيَقُولُنَّ=mutlaka derler ki اللَّهُۚ=Allahقُلِ=de ki الْحَمْدُ=‑asıl‑övgü«hamd»لِلَّهِۚ=Allah′adırبَلْ=Yok! أَكْثَرُهُمْ=onların çoğu لَا يَعْلَمُونَ=bilmezler
 ‎﴾ 26 ﴿‎   لِلَّهِ=Allah′ındır مَا=ne varsa فِي السَّمَاوَاتِ=göklerde وَ=ve الْأَرْضِۚ=yeryüzündeإِنَّ=şu bir gerçek ki اللَّهَ=Allah′ın هُوَ=Kendisidir الْغَنِيُّ=‑asıl‑”İhtiyaçsız ve Eksiksiz Olan”«ğaniyy»الْحَمِيدُ=‑asıl‑”Övülecek Olan”«hamîd»
 ‎﴾ 27 ﴿‎   وَ=ve لَوْ=eğer أَنَّمَا=olsa ki فِي الْأَرْضِ=yeryüzünde مِنْ شَجَرَةٍ=ağaçlardan أَقْلَامٌ=kalemlerوَ=ve الْبَحْرُ=denizيَمُدُّهُ=katılsa ona مِنْ بَعْدِهِ=arkasından سَبْعَةُ=yedi أَبْحُرٍ=denizمَا نَفِدَتْ=tükenmez كَلِمَاتُ=kelamı(sözleri)«kelime_kelimãt»اللَّهِۗ=Allah′ınإِنَّ=şu bir gerçek ki اللَّهَ=Allah عَزِيزٌ=üstün gelendir«azîz»حَكِيمٌ=hükümleri doğru olandır«hakîm»
 ‎﴾ 28 ﴿‎   مَا=değildir خَلْقُكُمْ=yaratılmanızوَلَا=ne de بَعْثُكُمْ=diriltilmeniz«ba′s»إِلَّا=olmasından başka bir şey كَنَفْسٍ=kimse gibi وَاحِدَةٍۗ=bir tekإِنَّ=şu bir gerçek ki اللَّهَ=Allah سَمِيعٌ=işitendir«semí»بَصِيرٌ=görendir«basîr»
 ‎﴾ 29 ﴿‎    أَ=mi? لَمْ تَرَ=görmedin أَنَّ=olduğunu اللَّهَ=Allah′ın يُولِجُ=sokuyor اللَّيْلَ=geceyi فِي النَّهَارِ=gündüzün içineوَ=ve يُولِجُ=sokuyor النَّهَارَ=gündüzü فِي اللَّيْلِ=gecenin içineوَ=ve(olduğunu) سَخَّرَ=hizmet verir kılmış الشَّمْسَ=Güneş′i وَ=ve الْقَمَرَ=Ay′ıكُلٌّ=her biri يَجْرِي=akıp giderإِلَىٰ=kadar أَجَلٍ=bir vadeye مُسَمًّى=belirlenmişوَ=ve أَنَّ=olduğunu اللَّهَ=Allah′ın بِمَا=olduklarınızdan تَعْمَلُونَ=sizin yapıyor خَبِيرٌ=haberdar«habîr»
 ‎﴾ 30 ﴿‎   ذَٰلِكَ=işte bu بِ=ötürüdür أَنَّ=olmasından اللَّهَ=Allah′ın هُوَ=kendisinin الْحَقُّ=‑asıl‑Gerçek«hakk»وَ=ve أَنَّ=olmasından مَا=şeylerin يَدْعُونَ=«çağrıda bulunma»dua ettikleri«duã»مِنْ دُونِهِ=O′nun dışında الْبَاطِلُ=uyduruk ve asılsız«bãtıl»وَ=ve أَنَّ=olmasından اللَّهَ=Allah′ın هُوَ=kendisinin الْعَلِيُّ=‑asıl‑”Yüce Olan”«alî»الْكَبِيرُ=‑asıl‑”Büyük Olan”«kebîr»
 ‎﴾ 31 ﴿‎   أَ=mi? لَمْ تَرَ=görmedinأَنَّ=olduğunu الْفُلْكَ=gemilerin تَجْرِي=gidiyor فِي الْبَحْرِ=denizde بِنِعْمَتِ=nimetiyle اللَّهِ=Allah′ınلِيُرِيَكُمْ=göstersin diye size مِنْ آيَاتِهِۚ=bazı açık işaretlerini«ãyet»إِنَّ=şu bir gerçek ki فِي ذَٰلِكَ=işte bundadır لَآيَاتٍ=kesinlikle açık işaretler«ãyet»لِكُلِّ=herkes için صَبَّارٍ=zorluklara göğüs geren«sabr_sãbir»شَكُورٍ=kıymet bilen«şekûr_şãkir»
 ‎﴾ 32 ﴿‎   وَ=ve إِذَا=zaman غَشِيَهُمْ=onları sardığı مَوْجٌ=bir dalga كَالظُّلَلِ=gölgeler gibiدَعَوُا=«çağrıda bulunma»dua ederler«duã»اللَّهَ=Allah′aمُخْلِصِينَ=katışıksız tutanlar«hãlis_muhlis»olarak لَهُ=O′na karşı الدِّينَ=o dini«dîn»فَ=sonra لَمَّا نَجَّاهُمْ=kurtarınca onları إِلَى=yanında الْبَرِّ=karanınفَ=o zaman مِنْهُمْ=‑bulunur‑içlerinden مُقْتَصِدٌۚ=orta yolu tutanlarوَ=ve مَا يَجْحَدُ=inkar etmez بِآيَاتِنَا=«açık işaret»ayetlerimizi«ãyet»إِلَّا=başkası كُلُّ=her خَتَّارٍ=gaddardan كَفُورٍ=«ilâhi sözleri» görmezlikten gelenden«küfr_kãfir»
 ‎﴾ 33 ﴿‎   يَا أَيُّهَا=Ey! النَّاسُ=insanlarاتَّقُوا=kendinizi sakındırın«takvã»رَبَّكُمْ="Efendi ve Sahib"inize«rabb»yönelikوَ=ve اخْشَوْا=çekinin«huşû»يَوْمًا=bir gündenلَا يَجْزِي=karşılığını«cezã»ödemeyecektir وَالِدٌ=baba عَنْ وَلَدِهِ=çocuğununوَ=ve de لَا=değildir مَوْلُودٌ=çocuğun هُوَ=kendisi جَازٍ=ödeyecek عَنْ وَالِدِهِ=babası için شَيْئًاۚ=bir şeyإِنَّ=şu bir gerçek ki وَعْدَ=söz verdiği«va′d»اللَّهِ=Allah′ın حَقٌّۖ=gerçek(leşecek)tir«hakk»فَ=öyleyse لَا تَغُرَّنَّكُمُ=aldatmasın sizi الْحَيَاةُ=hayatı الدُّنْيَا=dünyaوَ=ve لَا يَغُرَّنَّكُمْ=aldatmasın sizi بِاللَّهِ=Allah′la ilgili الْغَرُورُ=o Aldatıcı
 ‎﴾ 34 ﴿‎   إِنَّ=şu bir gerçek ki اللَّهَ=Allah′ın عِنْدَهُ=Kendisinin katındadır عِلْمُ=bilgisi«ilm»السَّاعَةِ=o Saat′in«saat»وَ=ve يُنَزِّلُ=O indirir الْغَيْثَ=yağmuru وَ=ve يَعْلَمُ=bilir مَا=olanı فِي الْأَرْحَامِۖ=rahimlerdeوَ=ve مَا تَدْرِي=bilmez نَفْسٌ=bir kimseمَاذَا=ne تَكْسِبُ=kazanacağını غَدًاۖ=yarınوَ=ve مَا تَدْرِي=bilmez نَفْسٌ=bir kimseبِأَيِّ=hangi أَرْضٍ=topraklarda تَمُوتُۚ=öleceğiniإِنَّ=şu bir gerçek ki اللَّهَ=Allah عَلِيمٌ=bilendir«alîm»خَبِيرٌ=haberi olandır«habîr»
Âyet Metni : (Lokmân.1) (21. Cüz | 411. Sayfa)
Okunuşu :
1. elif-lâm-mîm.
(Lokmân.1) Grameri
الٓمٓ : Alif Lam Mim ::: [Ayrık(mukattaa) Kur'an Harfleri]
Gramer Tahlili sekmesinden veya Kök listesinden bir kök seçiniz.
Gramer Tahlili sekmesinden veya Kök listesinden bir kök seçiniz.
Menü
Âyet Metni
Meâller
Ayete Git
Gramer Kökler
Öğrenme Modu