Menü
Meâller
Elmalılı H.Yazır
1. Ehli kitab ve müşriklerden o küfredenler, infilâk edecek değildi gelinciye kadar kendilerine beyyine
B.Bayraklı
1. Kitap ehlinden ve müşriklerden inkâr edenler, kendilerine apaçık delil gelinceye kadar tutumlarından vaz geçecek değillerdi.
A.Bayındır
1. Ehlikitaptan /kitaplarında uzman olanlardan ve müşriklerden[1*] kâfirlik edenler, kendilerine o beyyine/ açık delil gelinceye kadar çözülmüş değillerdi;[2*][1*] Allah’ın varlığı ve birliği konusunda kimsenin şüphesi yoktur. Buna rağmen Allah’a daha çok yaklaşmak amacıyla araya çeşitli aracılar konup onlara itaat edilerek (Zümer 39/3), o aracılar ilah haline getirilir (A’raf 7/30). Putların ilah olamayacağını herkes kolayca anlayacağından, onlara tapan kimse bilerek şirk koşmuş olur. İnsanların çoğu gök cisimleri, melekler, din büyükleri ve daha nice varlığa Allah’a benzer nitelikler yükleyerek, onları Allah ile aralarına koyar ve müşrik olurlar. Ancak Bakara 2/22’de, “bile bile Allah’a benzer nitelikte varlıklar uydurmayın” ifadesinin kullanılması, bilmeden yapılan yanlışların affedileceğini gösterir (Bakara 2/286). Bunun örneği İbrahim aleyhisselamdır. O, büluğa erdiği andan itibaren putların rab olmayacağını anlamıştı. Ama gözlemler yapıp kesin kanaate varıncaya kadar yıldızın, ayın ve güneşin kendi rabbi olduğunu sanıyordu. Onların rab olamayacaklarını anlar anlamaz kesin tavrını ortaya koydu (En’am 6/75-79, Enbiya 21/51-64) ve ulaştığı bu bilgiyi hemen toplumuna anlatarak onları da uyardı (En’am 6/79-83). Onun bu konuda, bile bile yaptığı bir yanlış olmadığı için Allah onu hiçbir zaman müşriklerden saymamıştır (Bakara 2/135, Âl-i imran 3/18, 67, 95, En’am 6/161, Nahl 16/123, Enbiya 21/52-56). Benzer durum, herkes için de geçerlidir. Hiçbir Müslüman puta tapmaz ama bugün Müslümanlar, Nebimiz Muhammed aleyhisselamı, ilim adamlarını ve din adamlarını rab edindiklerinin farkında değillerdir. Allah Teala Kur’an’ı sadece kendisinin açıkladığını, açıklamayı bir ilme göre yaptığını (A’raf 7/52), yaptığı açıklamalara, konuyu bilenlerden oluşan bir ekibin ulaşabileceğini (Fussilet 41/3) bildirmiş, başkasının yapacağı açıklamayı kabul etmenin onu ilah yapmak olduğunu açıkça ifade etmiştir (Hud 11/1-2). Ama geleneksel yapı, bir çok ayeti gizlemiş, bir çoğuna da yanlış anlamlar vermiş ve Nebimiz Muhammed aleyhisselamın da ayetleri açıklama yetkisinin olduğunu, hatta onun da hüküm koyabileceğini bütün Müslümanlara kabul ettirmiştir. Kur’an’ı açıklama yetkisi alimlere de verilerek mezhepler oluşturulmuş ve bir ilahlar piramidi meydana getirilmiştir. Bu yapıyı, bilmeden kabul edenlerin bir sorumluluğu olmaz (Bakara 2/120, 145, 286). Ama birçok ayeti gizleyip birçoğunun da anlamını bozarak Müslümanları bu hale sokanlar, en ağır cezaya çarptırılacaklardır (A’raf 7/44-45).[2*] Bakara 2/213, Âl-i İmran 3/19, Casiye 45/17.  Dipnotlar »
C.Külünkoğlu
1. Ehli Kitap olan (Yahudi ve Hıristiyanlardan) kâfir olanlarla müşrikler, kendilerine apaçık bir delil gelinceye kadar (üzerinde bulundukları dinden) ayrılacak değillerdi.
S.Ateş
1. Kitap ehlinden ve müşriklerden (hakk'ı) tanımayanlar, kendilerine açık kanıt gelinceye dek (halleri üzere) bırakılacak değillerdi (mutlaka kendilerine açıklama gelecekti).
İngilizce Kelime Meali
لَمْ=Not يَكُنِ=were الَّذِينَ=those who كَفَرُوا=disbelieved مِنْ=from أَهْلِ الْكِتٰبِ=(the) People of the Book وَالْمُشْرِكِينَ=and the polytheists, مُنفَكِّينَ=to be abandoned حَتّٰى=until تَأْتِيَهُمُ=(there) comes to them الْبَيِّنَةُ=the clear evidence,
(98) Beyyine Sûresi Kelime Meâli
 ‎﴾ 1 ﴿‎   لَمْ يَكُنِ=değillerdirالَّذِينَ=kimseler كَفَرُوا=«ilâhi sözleri» görmezlikten gelmiş«küfr_kãfir»مِنْ أَهْلِ=Bilenlerinden«ehl»الْكِتَابِ=«ilâhî» Metin′in«kitãb»وَ=ve de الْمُشْرِكِينَ=«Allah′a» «ortak»denkler kabul edenlerden«şirk_müşrik»مُنْفَكِّينَ=bırakılacakحَتَّىٰ=kadar تَأْتِيَهُمُ=kendilerine gelinceye الْبَيِّنَةُ=o açık delil«beyyine»«sûrenin adıdır»
 ‎﴾ 2 ﴿‎   رَسُولٌ=bir Elçidir«rasûl»مِنَ اللَّهِ=Allah tarafındanيَتْلُوا=sayıp döken«tilãvet»صُحُفًا=sahifeleri مُطَهَّرَةً=temiz kılınmış
 ‎﴾ 3 ﴿‎   فِيهَا=‑vardır‑onlarda كُتُبٌ=«ilâhî» Metinler«kitãb»قَيِّمَةٌ=doğru
 ‎﴾ 4 ﴿‎   وَ=ve مَا تَفَرَّقَ=ayrılığa düşmediler الَّذِينَ=kimseler أُوتُوا=verilmiş الْكِتَابَ=«ilâhî» Metin«kitãb»إِلَّا=olması dışında مِنْ بَعْدِ=sonra مَا جَاءَتْهُمُ=kendilerine gelmesinden الْبَيِّنَةُ=o açık delilin«beyyine»
 ‎﴾ 5 ﴿‎   وَ=oysa مَا أُمِرُوا=istendiği söylenmemişti«emr»onlardan إِلَّا=başkasının لِيَعْبُدُوا=«kulluk»hizmet«abd»etmelerinden اللَّهَ=Allah′aمُخْلِصِينَ=katışıksız tutanlar«hãlis_muhlis»olarak لَهُ=O′na karşı الدِّينَ=o dini«dîn»حُنَفَاءَ=tek ilâha inanmayla«hanîf»وَ=ve يُقِيمُوا=gereğince yerine getirmeleri«ekãme»الصَّلَاةَ=«iyilik istemek»o namazı«salãt»وَ=ve de يُؤْتُوا=vermeleri الزَّكَاةَۚ=o zekatıوَ=ve ذَٰلِكَ=işte budur دِينُ=bir din«dîn»الْقَيِّمَةِ=doğru
 ‎﴾ 6 ﴿‎   إِنَّ=şu bir gerçek ki الَّذِينَ=kimseler كَفَرُوا=«ilâhi sözleri» görmezlikten gelmiş«küfr_kãfir»مِنْ أَهْلِ=Bilenlerinden«ehl»الْكِتَابِ=«ilâhî» Metin′in«kitãb»وَ=ve الْمُشْرِكِينَ=«Allah′a» «ortak»denkler kabul edenler«şirk_müşrik»فِي=içindedirler نَارِ=ateşi«nãr»جَهَنَّمَ=Cehennem′inخَالِدِينَ=yerleşip kalacaklardır«hãlid»فِيهَاۚ=orann içindeأُولَٰئِكَ=işte onların هُمْ=kendileri شَرُّ=en zararlı ve kötüsüdür«şerr»الْبَرِيَّةِ=yaratılmışların
 ‎﴾ 7 ﴿‎   إِنَّ=şu bir gerçek ki الَّذِينَ=kimseler آمَنُوا=inanıp güvenmiş«îmãn»وَ=ve de عَمِلُوا=yapmış الصَّالِحَاتِ=düzgün işler«sãlih_sãlihãt»أُولَٰئِكَ=işte onların هُمْ=kendileri خَيْرُ=en "faydalı ve iyi"sidir«hayr»الْبَرِيَّةِ=yaratılmışların
 ‎﴾ 8 ﴿‎   جَزَاؤُهُمْ=onların karşılığı«cezã»عِنْدَ=katında رَبِّهِمْ="Efendi ve Sahib"leri«rabb»جَنَّاتُ=Cennetleridir عَدْنٍ=Devamlı İkamet(*)تَجْرِي=akan مِنْ تَحْتِهَا=«alt»yanı başından kendisinin الْأَنْهَارُ=ırmaklarخَالِدِينَ=yerleşip kalacaklardır«hãlid»فِيهَا=içinde أَبَدًاۖ=sonsuza dekرَضِيَ=hoşnut olmuştur«rıdvãn»اللَّهُ=Allah عَنْهُمْ=onlardanوَ=ve de رَضُوا=onlar hoşnut olmuşlardır«rıdvãn»عَنْهُۚ=O′ndanذَٰلِكَ=işte bu لِمَنِ=kimse içindir خَشِيَ=çekinen«huşû»رَبَّهُ="Efendi ve Sahib"inden«rabb»(*) orj ADN
Âyet Metni : (Beyyine.1) (30. Cüz | 598. Sayfa)
Okunuşu :
1. lem yeküni-lleẕîne keferû min ehli-lkitâbi velmüşrikîne münfekkîne ḥattâ te'tiyehümü-lbeyyineh.
(Beyyine.1) Grameri
لَمْ : not ::: [Edat/Olumsuzluk]يَكُنِ : were ::: [Basit Fiil] [Şimdiki/Geniş/Gelecek Zaman] [Şahıs:O/eril] [bitim haline çekilmiş fiil (muzârî meczûm)] Kök: ك و نالَّذِينَ : those who ::: [Bağlama zamiri (ism‑i mevsûl)] [Eril çoğul]كَفَرُوا : disbelieved ::: [Basit Fiil] [Geçmiş Zaman] [Şahıs:Onlar/eril] Kök: ك ف ركَفَرُوا : they ::: [Fiil Şahıs Çekim Eki] [Şahıs:Onlar/eril]مِنْ : from ::: [Edat] [i‑haline çeken öntakı (harf‑i cer)]أَهْلِ : People of ::: [İsim] [Eril] [i‑haline çekilmiş (mecrûr)] Kök: أ ه لالْكِتَابِ : the ::: [Belirlilik Takısı]الْكِتَابِ : Book ::: [İsim] [Eril] [i‑haline çekilmiş (mecrûr)] Kök: ك ت بوَالْمُشْرِكِينَ : and ::: [Bağlaç (harf‑i atıf)]وَالْمُشْرِكِينَ : the ::: [Belirlilik Takısı]وَالْمُشْرِكِينَ : polytheists ::: [İsim] [Eril çoğul] [etken türemiş fiilden Fiilimsi] [İf'âl Kalıbı] [فَـعَلَ=>أَفْعَلَ] [i‑haline çekilmiş (mecrûr)] Kök: ش ر كمُنْفَكِّينَ : to be abandoned ::: [İsim] [Eril çoğul] [etken türemiş fiilden Fiilimsi] [İnfiâl Kalıbı] [فَـعَلَ=>إِنْفَعَلَ] [e‑haline çekilmiş (mansûb)] Kök: ف ك كحَتَّىٰ : until ::: [Edat] [i‑haline çeken öntakı (harf‑i cer)]تَأْتِيَهُمُ : (there) comes to ::: [Basit Fiil] [Şimdiki/Geniş/Gelecek Zaman] [Şahıs:O/dişil] [e‑haline çekilmiş fiil (muzârî mansûb)] Kök: أ ت يتَأْتِيَهُمُ : them ::: [Bitişik Zamir] [Şahıs:Onlar/eril]الْبَيِّنَةُ : the ::: [Belirlilik Takısı]الْبَيِّنَةُ : clear evidence ::: [İsim] [Dişil tekil] [u‑haline çekilmiş (merfû)] Kök: ب ي ن
Gramer Tahlili sekmesinden veya Kök listesinden bir kök seçiniz.
Gramer Tahlili sekmesinden veya Kök listesinden bir kök seçiniz.
Menü
Âyet Metni
Meâller
Ayete Git
Gramer Kökler
Öğrenme Modu