Menü
Meâller
Elmalılı H.Yazır
1. Hâ mîm.
B.Bayraklı
1. Hâ, mîm.
A.Bayındır
1. Hâ-Mîm[*]![*] Bu harflere huruf-u mukattaa /birbiri ile bağlantısı kesilmiş harfler denir. Bunların Nebîmize sorulmamış olması, bilinen bir anlamının olduğunu gösterir. Yoksa müşrikler bunu dillerine dolar, Nebîmizi sürekli rahatsız ederlerdi. Bununla ilgili sorular, İslam’ın Arap yarımadası dışına yayılmasından sonra başlamıştır.Bu harflerle başlayan yirmi dokuz sureden yirmi beşinde Kur’an’a, dördünde de önemli bir konuya vurgu yapılıyor olmasından onların dikkatleri toplama görevi yaptığı anlaşılır. Türkçede böyle bir kullanım yoktur.  Dipnotlar »
C.Külünkoğlu
1. Hâ Mîm.* Bu harflerle ilgili 2/1 dipnotuna bakabilirsiniz.  Dipnotlar »
S.Ateş
1. Hâ mîm.
İngilizce Kelime Meali
حمٓ=Ha Meem.
(46) Ahkâf Sûresi Kelime Meâli
 ‎﴾ 1 ﴿‎   حم=«H harfi»Hâ «M harfi»Mîm
 ‎﴾ 2 ﴿‎   تَنْزِيلُ=indirilişi الْكِتَابِ=şu «ilâhî» Metinin«kitãb»مِنَ=tarafındandır اللَّهِ=Allahالْعَزِيزِ=‑asıl‑"Üstün Gelen"dir«azîz»الْحَكِيمِ=‑asıl‑”Hükümleri Doğru Olan”dır«hakîm»
 ‎﴾ 3 ﴿‎   مَا خَلَقْنَا=Biz yaratmadık السَّمَاوَاتِ=gökleri وَ=ve الْأَرْضَ=yeryüzünüوَ=ve مَا=bulunanları بَيْنَهُمَا=ikisi arasındaإِلَّا=olması dışında بِالْحَقِّ=o Gerçek′le«hakk»uyumlu وَ=ve أَجَلٍ=bir vadeye göre مُسَمًّىۚ=belirlenmişوَ=ve de الَّذِينَ=kimseler كَفَرُوا=«ilâhi sözleri» görmezlikten gelmiş«küfr_kãfir»عَمَّا=şeye أُنْذِرُوا=uyarıldıkları مُعْرِضُونَ=aldırış etmeyenlerdir«iğ′rãd»
 ‎﴾ 4 ﴿‎   قُلْ=de kiأَرَأَيْتُمْ=«deyim  gördünüz mü»bir baksanıza! مَا=olduklarınıza تَدْعُونَ=«çağrıda bulunma»dua ediyor«duã»مِنْ دُونِ=dışında اللَّهِ=Allahأَرُونِي=gösterin bana مَاذَا=ne? خَلَقُوا=yarattılar onlar مِنَ الْأَرْضِ=yeryüzündenأَمْ=yoksa mı? لَهُمْ=‑var‑onların شِرْكٌ=«Allah′a» bir ortaklıkları«şerîk»فِي السَّمَاوَاتِۖ=göklerdeائْتُونِي=getirin bana بِكِتَابٍ=bir «ilâhî» Metin«kitãb»مِنْ قَبْلِ=önce هَٰذَا=bundanأَوْ=yahut أَثَارَةٍ=kalıntısı مِنْ عِلْمٍ=bir bilgi«ilm»إِنْ=mademki كُنْتُمْ=sizsiniz صَادِقِينَ=gerçeği söyleyen«sıdk_sãdık»
 ‎﴾ 5 ﴿‎   وَ=ve مَنْ=kimdir? أَضَلُّ=daha çok yolunu şaşırmış olan«dalãl»مِمَّنْ=kimseden يَدْعُوا=«çağrıda bulunma»dua eden«duã»مِنْ دُونِ=dışında اللَّهِ=Allahمَنْ=kimselere لَا يَسْتَجِيبُ=karşılık vermeyecek لَهُ=kendisineإِلَىٰ=kadar يَوْمِ=gününe الْقِيَامَةِ=«ayağa kalkış»Kıyamet«kıyãmet»وَ=iken هُمْ=kendileri عَنْ دُعَائِهِمْ=onların «çağrıda bulunma»dua ettiklerinden«duã»غَافِلُونَ=habersiz«ğãfil»
 ‎﴾ 6 ﴿‎   وَ=ve إِذَا=zaman حُشِرَ=toplandıkları«haşr»النَّاسُ=insanlarكَانُوا=oldular لَهُمْ=onlar için أَعْدَاءً=düşmanوَ=ve كَانُوا=oldular بِعِبَادَتِهِمْ=onların «kulluk»hizmet«abd»etmelerini كَافِرِينَ=görmezlikten gelenler«küfr_kãfir»
 ‎﴾ 7 ﴿‎   وَ=ve إِذَا=zaman تُتْلَىٰ=sayıp döküldüğü«tilãvet»عَلَيْهِمْ=onlara آيَاتُنَا=«açık işaret»ayetlerimiz«ãyet»بَيِّنَاتٍ=açık delilli«beyyine»قَالَ=dediler ki الَّذِينَ=kimseler كَفَرُوا=görmezlikten gelmiş«küfr_kãfir»لِلْحَقِّ=o Gerçeği«hakk»لَمَّا جَاءَهُمْ=kendilerine gelinceهَٰذَا=bu سِحْرٌ=bir aldatmacadır(veya ”sihirdir”) مُبِينٌ=apaçık«mübîn»
 ‎﴾ 8 ﴿‎   أَمْ=yoksa mı? يَقُولُونَ=diyorlar افْتَرَاهُۖ=uydurdu«ifterã»onuقُلْ=de ki إِنِ=eğer افْتَرَيْتُهُ=ben uydurmuşsam«ifterã»onuفَ=o zaman لَا تَمْلِكُونَ=sizin yetkiniz«mãlik»olmayacak لِي=benim için مِنَ اللَّهِ=Allah′tan شَيْئًاۖ=herhangi bir şeyeهُوَ=O أَعْلَمُ=daha iyi(veya ”en iyi”)bilir بِمَا=şeyleri تُفِيضُونَ=taşkınlık yaptığınız فِيهِۖ=kendisindeكَفَىٰ=yeterlidir بِهِ=Kendisi شَهِيدًا=sağlam bir tanık«şehîd» olarak بَيْنِي=benim aramda وَ=ile بَيْنَكُمْۖ=sizinوَ=ve هُوَ=O الْغَفُورُ=‑asıl‑“Günahları Örten”dir«ğafûr»الرَّحِيمُ=‑asıl‑“Merhametli Olan”dır«rahîm»
 ‎﴾ 9 ﴿‎   قُلْ=de ki مَا كُنْتُ=ben değilim بِدْعًا=ilki مِنَ الرُّسُلِ=o Elçilerin«rasûl»وَ=ve مَا أَدْرِي=bilmem مَا=olanı يُفْعَلُ=yapılacak بِي=bana وَلَا=ne de بِكُمْۖ=sizeإِنْ أَتَّبِعُ=ben katılmıyorum«ittebã»إِلَّا=başkasına مَا=olandan يُوحَىٰ=mesajla iletiliyor«vahy»إِلَيَّ=banaوَ=ve مَا=değilim أَنَا=ben إِلَّا=başkası نَذِيرٌ=bir uyarıcıdan مُبِينٌ=apaçık (veya”açıklığa kavuşturan”)«mübîn»
 ‎﴾ 10 ﴿‎   قُلْ=de ki أَرَأَيْتُمْ=«deyim  gördünüz mü»bir baksanıza!إِنْ=eğer كَانَ=o ise مِنْ عِنْدِ=katından اللَّهِ=Allah′ınوَ=ve كَفَرْتُمْ=siz görmezlikten gelmişseniz«küfr_kãfir»بِهِ=onuوَ=iken شَهِدَ=tanıklık«şãhid» etmiş شَاهِدٌ=bir tanık«şãhid»مِنْ بَنِي إِسْرَائِيلَ=İsrãîl oğullarındanعَلَىٰ مِثْلِهِ=onun denginiفَ=bunun üzerine آمَنَ=o inanıp güvenmişse«îmãn»وَ=ve اسْتَكْبَرْتُمْۖ=siz büyüklenmişseniz«kibr»إِنَّ=şu bir gerçek ki اللَّهَ=Allah لَا يَهْدِي=yol göstermez«hüdã»الْقَوْمَ=topluma«kavm»الظَّالِمِينَ="haksızlık ve kötülük" eden«zulm_zãlim»
 ‎﴾ 11 ﴿‎   وَ=ve قَالَ=dediler ki الَّذِينَ=kimseler كَفَرُوا=«ilâhi sözleri» görmezlikten gelmiş«küfr_kãfir»لِلَّذِينَ=kimselere آمَنُوا=inanıp güvenmiş«îmãn»لَوْ=eğer كَانَ=o olsaydı خَيْرًا="faydalı ve iyi"«hayr»مَا سَبَقُونَا=geçmeyeceklerdi bizi إِلَيْهِۚ=ondaوَ=ise إِذْ=zaman لَمْ يَهْتَدُوا=gösterilmiş yola girmedikleri«hüdã»بِهِ=kendisiyleفَ=o zaman سَيَقُولُونَ=diyeceklerdir ki هَٰذَا=bu إِفْكٌ=bir Dolap′tır«ifk»قَدِيمٌ=eski
 ‎﴾ 12 ﴿‎   وَ=ve مِنْ قَبْلِهِ=‑vardı‑ondan önce كِتَابُ=«ilâhî» Metini«kitãb»مُوسَىٰ=Mûsã′nın إِمَامًا=bir önder olarak وَ=ve رَحْمَةًۚ=bir merhamet«rahmet» olarakوَ=ve هَٰذَا=bu كِتَابٌ=bir «ilâhî» Metindir«kitãb»مُصَدِّقٌ=tasdik edici«tasdîk_musaddik»لِسَانًا=diliyle عَرَبِيًّا=Arapلِيُنْذِرَ=uyarmak için الَّذِينَ=kimseleri ظَلَمُوا="haksızlık ve kötülük"«zulm_zãlim»etmişوَ=ve بُشْرَىٰ=müjdelemek için لِلْمُحْسِنِينَ=güzel davrananları«ihsãn_muhsin»
 ‎﴾ 13 ﴿‎   إِنَّ=şu bir gerçek ki الَّذِينَ=kimseler قَالُوا=demiş رَبُّنَا="Efendi ve Sahib"imiz«rabb»اللَّهُ=Allah′tırثُمَّ=sonrasında اسْتَقَامُوا=dosdoğru olanlarفَ=bu halde لَا=yoktur خَوْفٌ=bir korku عَلَيْهِمْ=onlaraوَلَا=ne de هُمْ=onlar يَحْزَنُونَ=üzülür
 ‎﴾ 14 ﴿‎   أُولَٰئِكَ=işte onlar أَصْحَابُ=yoldaşlarıdır«eshãb_sãhib»الْجَنَّةِ=Cennet′inخَالِدِينَ=yerleşip kalacaklardır«hãlid»فِيهَا=oradaجَزَاءً=karşılığı«cezã»olarak بِمَا=şeylerin كَانُوا=oldukları يَعْمَلُونَ=yapıyor
 ‎﴾ 15 ﴿‎   وَ=ve وَصَّيْنَا=Biz tembih edip bıraktık«vasıyyet»الْإِنْسَانَ=insana بِوَالِدَيْهِ=ana‑babasına karşı إِحْسَانًاۖ=güzel davranışı«ihsãn_muhsin»حَمَلَتْهُ=taşıdı onu أُمُّهُ=anası كُرْهًا=zahmetleوَ=ve وَضَعَتْهُ=doğurdu onu كُرْهًاۖ=zahmetleوَ=ve حَمْلُهُ=taşınması وَ=ve فِصَالُهُ=sütten kesilmesi ثَلَاثُونَ=otuz شَهْرًاۚ=aydırحَتَّىٰ=nihayet إِذَا=zaman بَلَغَ=erdiği أَشُدَّهُ=güçlü çağınaوَ=ve بَلَغَ=varınca أَرْبَعِينَ=kırk سَنَةً=yaşınaقَالَ=dedi ki رَبِّ="Efendi ve Sahib"im!«rabb»أَوْزِعْنِي=sevk eyle beniأَنْ أَشْكُرَ=kıymet bilmeye«şekûr_şãkir»نِعْمَتَكَ=nimetineالَّتِي=olduğun أَنْعَمْتَ=vermiş عَلَيَّ=bana وَ=ve عَلَىٰ وَالِدَيَّ=ana‑babamaوَ=ve أَنْ أَعْمَلَ=yapmağa صَالِحًا=düzgün işler«sãlih_salihãt»تَرْضَاهُ=hoşnut olacağın«rıdvãn»kendisindenوَ=ve أَصْلِحْ=düzgün kimseler«sãlih_salihãt»yap لِي=benim için فِي=içinde ذُرِّيَّتِيۖ="soyumun devamı"«zurriyyãt»إِنِّي=(dedi) ki ben تُبْتُ=olumsuzluktan dönüş yaptım«tevbe_tevvãb»إِلَيْكَ=Sanaوَ=ve(dedi) إِنِّي=ki ben مِنَ الْمُسْلِمِينَ=teslim/müslüman olmuşlardanım«teslîm_müslim»
 ‎﴾ 16 ﴿‎   أُولَٰئِكَ=işte onlar الَّذِينَ=kimselerdir نَتَقَبَّلُ=kabul edeceğimiz عَنْهُمْ=kendilerinden أَحْسَنَ=en güzelini«hasen»مَا=olduklarının عَمِلُوا=yapmışوَ=ve نَتَجَاوَزُ=görmezden geliriz عَنْ سَيِّئَاتِهِمْ=onların fenalıklarını«seyyiãt»فِي=arasındadırlar أَصْحَابِ=yoldaşlarının«eshãb_sãhib»الْجَنَّةِۖ=Cennet′inوَعْدَ=verilmiş sözüdür«va′d»الصِّدْقِ=o gerçeğin«sıdk»الَّذِي=olan كَانُوا=olmuş يُوعَدُونَ=kendilerine söz veriliyor«va′d»
 ‎﴾ 17 ﴿‎   وَ=ve الَّذِي=olan قَالَ=demiş لِوَالِدَيْهِ=ana‑babasınaأُفٍّ=Yuh! لَكُمَا=sizeأَ=mi? تَعِدَانِنِي=tehdit ediyorsunuz beni«veîd»أَنْ أُخْرَجَ=«topraktan» dışarı çıkartılmayla«ihrãc»وَ=iken قَدْ خَلَتِ=gelip geçmiş الْقُرُونُ=nesiller«karîn»مِنْ قَبْلِي=benden önceوَ=ise هُمَا=o ikisi يَسْتَغِيثَانِ=sığınırlar اللَّهَ=Allah′aوَيْلَكَ=yazık sana! آمِنْ=inanıp güven«îmãn»إِنَّ=şu bir gerçek ki وَعْدَ=söz verdiği«va′d»اللَّهِ=Allah′ın حَقٌّ=gerçek(leşecek)tir«hakk»فَ=bunun üzerine يَقُولُ=o der kiمَا=değildir هَٰذَا=bu إِلَّا=başka bir şey أَسَاطِيرُ=satıra döktükleri الْأَوَّلِينَ=evvelkilerin
 ‎﴾ 18 ﴿‎   أُولَٰئِكَ=işte onlar الَّذِينَ=kimselerdir حَقَّ=gerçekleşmiş olan«hakk»عَلَيْهِمُ=kendilerine الْقَوْلُ=o söylenenفِي=arasında أُمَمٍ=topluluklar«ümmet»قَدْ خَلَتْ=gelip geçmiş مِنْ قَبْلِهِمْ=kendilerinden öncekiler içerisindenمِنَ الْجِنِّ=cinden وَ=ve الْإِنْسِۖ=insandanإِنَّهُمْ=şu bir gerçek ki onlar كَانُوا=idi خَاسِرِينَ=zarar edenler«hãsir_husrãn»
 ‎﴾ 19 ﴿‎   وَ=ve لِكُلٍّ=her birinedir دَرَجَاتٌ=dereceler مِمَّا=şeylerden عَمِلُواۖ=yaptıklarıوَ=ve لِيُوَفِّيَهُمْ=tam karşılığını vermek içindir onlara أَعْمَالَهُمْ=yaptıklarınınوَ=ve هُمْ=onlara لَا يُظْلَمُونَ="haksızlık ve kötülük"«zulm_zãlim»edilmeyecektir
 ‎﴾ 20 ﴿‎   وَ=ve يَوْمَ=gün يُعْرَضُ=arzedildikleri الَّذِينَ=kimselerin كَفَرُوا=«ilâhi sözleri» görmezlikten gelmiş«küfr_kãfir»عَلَى النَّارِ=o Ateş′e«nãr»أَذْهَبْتُمْ=heba ettiniz طَيِّبَاتِكُمْ=temiz«tayyib»şeylerinizi فِي حَيَاتِكُمُ=hayatınızda الدُّنْيَا=dünyaوَ=ve اسْتَمْتَعْتُمْ=sefa sürdünüz بِهَا=onlarlaفَ=o halde الْيَوْمَ=bugün تُجْزَوْنَ=karşılığını«cezã»alacaksınız عَذَابَ=bir ceza«azãb»ile الْهُونِ=alçaltıcıبِمَا=karşılık كُنْتُمْ=olduğunuza تَسْتَكْبِرُونَ=büyükleniyor«kibr»فِي الْأَرْضِ=yeryüzünde بِغَيْرِ=aykırı olarak الْحَقِّ=o Gerçeğe«hakk»وَ=ve بِمَا=karşılık كُنْتُمْ=olduğunuza تَفْسُقُونَ=yoldan çıkar«fısk_fãsık»
 ‎﴾ 21 ﴿‎   وَ=ve اذْكُرْ=hatırda tut«zikr»أَخَا=kardeşini عَادٍ=Âd′ınإِذْ=bir vakit أَنْذَرَ=uyarmıştı قَوْمَهُ=toplumunu«kavm»بِالْأَحْقَافِ=Ahkãf′taki«sûrenin adıdır»وَ=ve قَدْ خَلَتِ=gelip geçti النُّذُرُ=kendisine karşı uyarılan şeylerمِنْ بَيْنِ يَدَيْهِ=onun huzurundakilerden«deyim  iki eli arasında»وَ=ve مِنْ خَلْفِهِ=ardından yerine geçenlerden«halef»أَلَّا تَعْبُدُوا=«kulluk»hizmetkârlık«abd»etmeyin إِلَّا=başkasına اللَّهَ=Allah′tanإِنِّي=şu bir gerçek ki ben أَخَافُ=korkuyorumعَلَيْكُمْ=size olmasından عَذَابَ=cezasının«azãb»يَوْمٍ=bir günün عَظِيمٍ=muazzam«azîm»
 ‎﴾ 22 ﴿‎   قَالُوا=dediler kiأَ=mi? جِئْتَنَا=sen geldin bize لِتَأْفِكَنَا=çevirmek için bizi عَنْ آلِهَتِنَا=ilâhlarımızdanفَ=şu halde أْتِنَا=getir bize بِمَا=olduğunu تَعِدُنَا=bizi tehdid etmiş«veîd»إِنْ=mademki كُنْتَ=sensin مِنَ الصَّادِقِينَ=gerçeği söyleyenlerden«sıdk_sãdık»
 ‎﴾ 23 ﴿‎   قَالَ=dedi ki إِنَّمَا=ancak ve sadece الْعِلْمُ=o Bilgi«ilm»عِنْدَ=katındadır اللَّهِ=Allah′ınوَ=ve أُبَلِّغُكُمْ=ben tebliğ ediyorum sizeمَا=şeyi أُرْسِلْتُ=gönderildiğim بِهِ=kendisiyle birlikteوَلَٰكِنِّي=fakat ben أَرَاكُمْ=görüyorum sizi قَوْمًا=bir toplum«kavm»olarak تَجْهَلُونَ=yanlış olanı, doğruyu bildiği halde yapan«cãhil»
 ‎﴾ 24 ﴿‎   فَ=sonra لَمَّا رَأَوْهُ=görünce onu عَارِضًا=bir bulut şeklindeمُسْتَقْبِلَ=yönelerek geldiğini أَوْدِيَتِهِمْ=vadilerineقَالُوا=dediler ki هَٰذَا=bu عَارِضٌ=bir buluttur مُمْطِرُنَاۚ=yağmur yağdıracak bizeبَلْ=yok aslında! هُوَ=o مَا=şeydir اسْتَعْجَلْتُمْ=acele gelmesini istediğiniz بِهِۖ=kendisiniرِيحٌ=bir rüzgârdır فِيهَا=‑bulunan‑içerisinde عَذَابٌ=bir ceza«azãb»أَلِيمٌ=üzüntü veren«elîm»
 ‎﴾ 25 ﴿‎   تُدَمِّرُ=yerle bir eder كُلَّ شَيْءٍ=her şeyiبِأَمْرِ=yapılmasını istemiş olduğuyla«emr»رَبِّهَا=onun "Efendi ve Sahib"inin«rabb»فَ=böylece أَصْبَحُوا=sabahladılarلَا يُرَىٰ=görülmez إِلَّا=başka bir şey مَسَاكِنُهُمْۚ=konutlarındanكَذَٰلِكَ=işte böyle نَجْزِي=Biz karşılığını«cezã»veririz الْقَوْمَ=topluma«kavm»الْمُجْرِمِينَ=suç işleyen«cürüm_mücrim»
 ‎﴾ 26 ﴿‎   وَ=ve لَقَدْ=emin olun ki مَكَّنَّا=sağlamıştık هُمْ=onlara فِيمَا=olduğumuzu إِنْ مَكَّنَّاكُمْ=size sağlamamış فِيهِ=kendisiniوَ=ve جَعَلْنَا=yapmıştık لَهُمْ=onlaraسَمْعًا=kulaklar وَ=ve أَبْصَارًا=gözler وَ=ve أَفْئِدَةً=gönüllerفَ=fakat مَا أَغْنَىٰ=yaramadı عَنْهُمْ=kendilerine سَمْعُهُمْ=kulaklarıوَلَا=ne أَبْصَارُهُمْ=gözleri وَلَا=ne de أَفْئِدَتُهُمْ=gönülleriمِنْ=herhangi شَيْءٍ=bir şeyeإِذْ=çünkü كَانُوا=idiler يَجْحَدُونَ=inkar ediyor(veya"reddediyor") بِآيَاتِ=ayetlerini اللَّهِ=Allah′ınوَ=ve حَاقَ=kuşatıverdi بِهِمْ=kendileriniمَا=şey كَانُوا=oldukları بِهِ=kendisiyle يَسْتَهْزِئُونَ=alay ediyor
 ‎﴾ 27 ﴿‎   وَ=ve لَقَدْ=emin olun ki أَهْلَكْنَا=Biz yok ettik مَا=olan حَوْلَكُمْ=çevrenizde مِنَ الْقُرَىٰ=bazı yerleşimleri«karye»وَ=iken صَرَّفْنَا=dönüp dönüp açıklamış الْآيَاتِ=«açık işaret»ayetleri«ãyet»لَعَلَّهُمْ=olur ki diye onlar يَرْجِعُونَ=dönerler
 ‎﴾ 28 ﴿‎   فَ=şu halde لَوْلَا نَصَرَهُمُ=kendilerine yardım etse ya! الَّذِينَ=şeyler اتَّخَذُوا=onların edindikleri مِنْ دُونِ=dışında اللَّهِ=Allahقُرْبَانًا=yakınlık sağlamak için آلِهَةًۖ=ilâh olarakبَلْ=Yok! ضَلُّوا=kaybolup gittiler«dalãl»عَنْهُمْۚ=onlardanوَ=ve ذَٰلِكَ=işte budur إِفْكُهُمْ=onların Dolap′ları«ifk»وَ=ve مَا=şeyler كَانُوا=oldukları يَفْتَرُونَ=uyduruyor«ifterã»
 ‎﴾ 29 ﴿‎   وَ=ve إِذْ=bir vakit صَرَفْنَا=yöneltmiştik إِلَيْكَ=sana نَفَرًا=bir grubu مِنَ الْجِنِّ=cinlerdenيَسْتَمِعُونَ=dinlemek üzere الْقُرْآنَ=«Ayet Topluluğu»şu Kur'ân′ı«kur′ãn»فَ=böylece لَمَّا حَضَرُوهُ=onlar gelince ona قَالُوا=dediler ki أَنْصِتُواۖ=susunفَ=sonra لَمَّا قُضِيَ=tamamlanınca وَلَّوْا=döndüler إِلَىٰ قَوْمِهِمْ=toplumlarına«kavm»مُنْذِرِينَ=uyarıcılar olarak
 ‎﴾ 30 ﴿‎   قَالُوا=dediler يَا=Ey! قَوْمَنَا=toplumumuz«kavm»إِنَّا=ki biz سَمِعْنَا=dinledik كِتَابًا=bir «ilâhî» Metin«kitãb»أُنْزِلَ=indirilen مِنْ بَعْدِ=sonra مُوسَىٰ=Mûsã′danمُصَدِّقًا=tasdik edici«tasdîk_musaddik»لِمَا=olanları بَيْنَ يَدَيْهِ=onun huzurunda«deyim  iki eli arasında»يَهْدِي=yolunu gösteren«hüdã»إِلَى الْحَقِّ=o Gerçeğin«hakk»وَ=ve إِلَىٰ طَرِيقٍ=bir yolun مُسْتَقِيمٍ=dosdoğru«müstakîm»
 ‎﴾ 31 ﴿‎   يَا=Ey! قَوْمَنَا=toplumumuz«kavm»أَجِيبُوا=karşılık verin دَاعِيَ=çağrıcısına«duã»اللَّهِ=Allah′ın وَ=ve آمِنُوا=inanıp güvenin«îmãn»بِهِ=O′naيَغْفِرْ=günahını örtsün«mağfiret»لَكُمْ=sizin مِنْ ذُنُوبِكُمْ=suçlarınızdan«zenb»bir kısmınınوَ=ve يُجِرْكُمْ=korusun sizi مِنْ عَذَابٍ=bir cezadan«azãb»أَلِيمٍ=üzüntü veren«elîm»
 ‎﴾ 32 ﴿‎   وَ=ve مَنْ=kim لَا يُجِبْ=karşılık vermezse دَاعِيَ=çağrıcısına«duã»اللَّهِ=Allah′ınفَ=bu halde لَيْسَ=değildir o بِمُعْجِزٍ=aciz bırakacak فِي الْأَرْضِ=yeryüzündeوَ=ve لَيْسَ=olmaz لَهُ=kendisinin مِنْ دُونِهِ=O′nun dışında أَوْلِيَاءُۚ="destek çıkan yakın"ları«velî_evliyã»أُولَٰئِكَ=işte onlar فِي=içindedirler ضَلَالٍ=bir yolunu saşırmışlık«dalãl»مُبِينٍ=apaçık«mübîn»
 ‎﴾ 33 ﴿‎   أَ=mi? وَ=peki لَمْ يَرَوْا=görmedilerأَنَّ=olduğunu اللَّهَ=Allah′ın الَّذِي=olan خَلَقَ=yaratmış السَّمَاوَاتِ=gökleri وَ=ve الْأَرْضَ=yeryüzünüوَ=ve لَمْ يَعْيَ=yorulmamış بِخَلْقِهِنَّ=yaratmakla onlarıبِقَادِرٍ=güç yetirerek«kadîr_mikdãr»عَلَىٰ أَنْ يُحْيِيَ=hayat vermeye الْمَوْتَىٰۚ=ölülereبَلَىٰ=Evet! إِنَّهُ=şu bir gerçek ki O عَلَىٰ كُلِّ شَيْءٍ=bütün her şeye قَدِيرٌ=güç yetirendir«kadîr_mikdãr»
 ‎﴾ 34 ﴿‎   وَ=ve يَوْمَ=gün يُعْرَضُ=arzedilecekleri الَّذِينَ=kimselerin كَفَرُوا=«ilâhi sözleri» görmezlikten gelmiş«küfr_kãfir»عَلَى النَّارِ=o Ateş′e«nãr»أَ=miymiş? لَيْسَ=değil هَٰذَا=bu بِالْحَقِّۖ=o Gerçek«hakk»قَالُوا=dediler ki بَلَىٰ=Evet! وَ=yemin olsun رَبِّنَاۚ="Efendi ve Sahib"imize«rabb»قَالَ=dedi ki فَ=o zaman ذُوقُوا=tadın الْعَذَابَ=o cezayı«azãb»بِمَا=karşılık كُنْتُمْ=olduğunuza تَكْفُرُونَ=«ilâhi sözleri» görmezlikten geliyor«küfr_kãfir»
 ‎﴾ 35 ﴿‎   فَ=o halde اصْبِرْ=yılmadan dayan«sabr_sãbir»كَمَا=gibi صَبَرَ=yılmadan dayandıkları«sabr_sãbir»أُولُوا=sahibi olanların الْعَزْمِ=kararlılık مِنَ الرُّسُلِ=o Elçilerde«rasûl»وَ=ve لَا تَسْتَعْجِلْ=acele etme لَهُمْۚ=onlar içinكَأَنَّهُمْ=sanki gibidirler يَوْمَ=gün يَرَوْنَ=gördükleri مَا=şeyi يُوعَدُونَ=kendilerine söz verilen«va′d»لَمْ يَلْبَثُوا=hiç yaşamamışlar إِلَّا=başka سَاعَةً=bir saatinden مِنْ نَهَارٍۚ=gündüzünبَلَاغٌۚ=bir duyurudurفَ=şu halde هَلْ=mı? يُهْلَكُ=helak edilecek إِلَّا=başkası الْقَوْمُ=toplumdan«kavm»الْفَاسِقُونَ=yoldan çıkmış«fısk_fãsık»
Âyet Metni : (Ahkâf.1) (26. Cüz | 502. Sayfa)
Okunuşu :
1. ḥâ-mîm.
(Ahkâf.1) Grameri
حمٓ : Ha Meem ::: [Ayrık(mukattaa) Kur'an Harfleri]
Gramer Tahlili sekmesinden veya Kök listesinden bir kök seçiniz.
Gramer Tahlili sekmesinden veya Kök listesinden bir kök seçiniz.
Menü
Âyet Metni
Meâller
Ayete Git
Gramer Kökler
Öğrenme Modu