Menü
Meâller
Elmalılı H.Yazır
1. İndirilişi bu kitabın Allahdan, o azîz, hakîm Allahdandır
B.Bayraklı
1. Bu kitap, her şeye gücü yeten ve her işinde hikmet bulunan Allah tarafından indirilmiştir.
A.Bayındır
1. Bu kitabın indirilmesi, daima üstün ve kararları doğru olan Allah tarafındandır[*].[*] Taha 20/4, Şuara 26/192-193, Secde 32/2, Mü’min 40/2, Fussilet 41/2, 42, Casiye 45/2, Ahkaf 46/2, Vakıa 56/80, Hakka 69/43.  Dipnotlar »
C.Külünkoğlu
1. (Bu) Kitab’ın indirilmesi, mutlak galip, hüküm ve hikmet sahibi Allah (tarafın)dandır.* Bkz. 26/192, 41/42  Dipnotlar »
S.Ateş
1. Kitabını indirilmesi, azîz hüküm ve hikmet sâhibi Allah tarafındandır.
İngilizce Kelime Meali
تَنزِيلُ=(The) revelation الْكِتٰبِ=(of) the Book مِنَ=(is) from اللَّهِ=Allah الْعَزِيزِ=the All‑Mighty, الْحَكِيمِ=the All‑Wise.
(39) Zümer Sûresi Kelime Meâli
 ‎﴾ 1 ﴿‎   تَنْزِيلُ=indirilmesi الْكِتَابِ=o «ilâhî» Metinin«kitãb»مِنَ اللَّهِ=Allah tarafındandırالْعَزِيزِ=‑asıl‑"Üstün Gelen"dir«azîz»الْحَكِيمِ=‑asıl‑”Hükümleri Doğru Olan”dır«hakîm»
 ‎﴾ 2 ﴿‎   إِنَّا=şu bir gerçek ki Biz أَنْزَلْنَا=indirdik إِلَيْكَ=sana الْكِتَابَ=şu «ilâhî» Metini«kitãb»بِالْحَقِّ=o Gerçek«hakk»ileفَ=o halde اعْبُدِ=«kulluk»hizmet«abd»et اللَّهَ=Allah′aمُخْلِصًا=katışıksız tutarak«hãlis_muhlis»لَهُ=O′na karşı الدِّينَ=şu dini«dîn»
 ‎﴾ 3 ﴿‎   أَلَا=şunu iyi bilin ki لِلَّهِ=Allah′ındır الدِّينُ=o din«dîn»الْخَالِصُۚ=katışıksızوَ=ise الَّذِينَ=kimseler اتَّخَذُوا=edinmiş مِنْ دُونِهِ=O′nun dışında أَوْلِيَاءَ="destek çıkan yakın"lar«velî_evliyã»مَا نَعْبُدُهُمْ=biz «kulluk»hizmetkârlık«abd»yapmıyoruz onlara إِلَّا=olması dışında لِيُقَرِّبُونَا=yaklaştırmaları için bizi إِلَى اللَّهِ=Allah′a زُلْفَىٰ=yakınlık olarakإِنَّ=şu bir gerçek ki اللَّهَ=Allah يَحْكُمُ=hükmünü verecektir بَيْنَهُمْ=onlar arasındaفِي=hakkında مَا=oldukları هُمْ=onların فِيهِ=kendisinde يَخْتَلِفُونَۗ=ayrılığa düşüyor«ihtilãf»إِنَّ=şu bir gerçek ki اللَّهَ=Allah لَا يَهْدِي=yol göstermez«hüdã»مَنْ=kimseye هُوَ=kendisi كَاذِبٌ=yalan söyleyen«kizb_kãzib»كَفَارٌ=«ilâhi sözleri» çokça görmezlikten gelen«küfr_kãfir»
 ‎﴾ 4 ﴿‎   لَوْ=eğer أَرَادَ=isteseydi اللَّهُ=Allah أَنْ يَتَّخِذَ=edinmeyi وَلَدًا=çocukلَاصْطَفَىٰ=seçerdi مِمَّا=şeylerden يَخْلُقُ=yarattığı مَا=neyi يَشَاءُۚ=dilerseسُبْحَانَهُۖ=O «zanlardan» aşkındır«subhãn»هُوَ=O اللَّهُ=Allah′tır الْوَاحِدُ=‑asıl‑”Tek Olan”«vãhid»الْقَهَّارُ=‑asıl‑”Devamlı Ezici Hakimiyet Sahibi”«kahhãr»
 ‎﴾ 5 ﴿‎   خَلَقَ=yarattı السَّمَاوَاتِ=gökleri وَ=ve الْأَرْضَ=yeryüzünü بِالْحَقِّۖ=o Gerçek′le«hakk» (uyumlu)يُكَوِّرُ=dolandırır اللَّيْلَ=geceyi عَلَى=üzerine النَّهَارِ=gündüzünوَ=ve يُكَوِّرُ=dolandırır النَّهَارَ=gündüzü عَلَى=üzerine اللَّيْلِۖ=geceninوَ=ve سَخَّرَ=hizmet verir kılmıştır الشَّمْسَ=Güneş′i وَ=ve الْقَمَرَۖ=Ay′ıكُلٌّ=her biri يَجْرِي=akıp gitmektedir لِأَجَلٍ=bir vade için مُسَمًّىۗ=belirlenmişأَلَا=şunu iyi bilin ki هُوَ=O الْعَزِيزُ=‑asıl‑"Üstün Gelen"dir«azîz»الْغَفَّارُ=”Çok Olsa da Günahları Silen”dir«ğaffãr»
 ‎﴾ 6 ﴿‎   خَلَقَكُمْ=yarattı sizi مِنْ نَفْسٍ=nefisten وَاحِدَةٍ=bir tekثُمَّ=sonrasında جَعَلَ=meydana getirdi مِنْهَا=ondan زَوْجَهَا=onun eşiniوَ=ve أَنْزَلَ=indirdi لَكُمْ=sizin için مِنَ الْأَنْعَامِ="kesimlik otlayan hayvanlar"dan«en′ãm»ثَمَانِيَةَ=sekiz أَزْوَاجٍۚ=çiftيَخْلُقُكُمْ=yaratmaktadır sizi فِي بُطُونِ=karınlarında أُمَّهَاتِكُمْ=annelerinizinخَلْقًا=bir yaratılışla مِنْ بَعْدِ=sonra خَلْقٍ=bir yaratılıştanفِي=içinde ظُلُمَاتٍ=karanlık«zulumãt»ثَلَاثٍۚ=üçذَٰلِكُمُ=işte budur اللَّهُ=Allah رَبُّكُمْ="Efendi ve Sahib"iniz«rabb»لَهُ=O′nundur الْمُلْكُۖ=‑asıl‑hükümranlık«mülk»لَا=yoktur إِلَٰهَ=ilâh إِلَّا=dışında هُوَۖ=O′nunفَ=şu halde أَنَّىٰ=nasıl? تُصْرَفُونَ=çevriliyorsunuz
 ‎﴾ 7 ﴿‎   إِنْ=eğer تَكْفُرُوا=«ilâhi sözleri» görmezlikten gelirseniz«küfr_kãfir»فَ=bu durumda إِنَّ=şu bir gerçek ki اللَّهَ=Allah غَنِيٌّ=”ihtiyaçsız ve eksiksiz” olandır«ğaniyy»عَنْكُمْۖ=sizdenوَ=ve لَا يَرْضَىٰ=hoşnut«rıdvãn»kalmaz لِعِبَادِهِ=«kulluk»hizmet«abd»edenlerinin الْكُفْرَۖ=«ilâhi sözleri» görmezlikten gelmelerinden«küfr_kãfir»وَ=ve إِنْ=eğer تَشْكُرُوا=kıymet bilirseniz«şekûr_şãkir»يَرْضَهُ=O hoşnut«rıdvãn»olur لَكُمْۗ=sizdenوَ=ve لَا تَزِرُ=yüklenmez«vizr»وَازِرَةٌ=bir yüklenen«vizr»وِزْرَ=yükünü«vizr»أُخْرَىٰۗ=başkasınınثُمَّ=sonrasında إِلَىٰ رَبِّكُمْ="Efendi ve Sahib"inizedir«rabb»مَرْجِعُكُمْ=dönüşünüzفَ=sonra da يُنَبِّئُكُمْ=haber verir size بِمَا=şeyleri كُنْتُمْ=olduğunuz تَعْمَلُونَۚ=yapıyorإِنَّهُ=şu bir gerçek ki O عَلِيمٌ=bilendir«alîm»بِذَاتِ=özünü الصُّدُورِ=göğüslerin
 ‎﴾ 8 ﴿‎   وَ=ise إِذَا=zaman مَسَّ=dokunduğu الْإِنْسَانَ=insana ضُرٌّ=bir zarar«dırãr»دَعَا=«çağrıda bulunma»dua eder«duã»رَبَّهُ="Efendi ve Sahib"ine«rabb»مُنِيبًا=dönerek إِلَيْهِ=O′naثُمَّ=sonrasında إِذَا=zaman خَوَّلَهُ=ona verdiği نِعْمَةً=bir nimet مِنْهُ=Kendisindenنَسِيَ=unutur مَا=şeyi كَانَ=olduğu يَدْعُوا=«çağrıda bulunma»duasını ediyor«duã»إِلَيْهِ=O′na مِنْ قَبْلُ=öncedenوَ=ve جَعَلَ=yapar لِلَّهِ=Allah′a أَنْدَادًا=denkler«endãd»لِيُضِلَّ=yolu saşırtmak«dalãl»için عَنْ=hakkında سَبِيلِهِۚ=O′nun yolu«sebîl»قُلْ=de ki تَمَتَّعْ=yaşa بِكُفْرِكَ=«ilâhi sözleri» görmezlikten gelişinle«küfr_kãfir»قَلِيلًاۖ=azıcıkإِنَّكَ=şu bir gerçek ki sen مِنْ أَصْحَابِ=yoldaşlarındansın«eshãb_sãhib»النَّارِ=o Ateş′in«nãr»
 ‎﴾ 9 ﴿‎   أَ=midir? مَّنْ=kimse هُوَ=kendisi قَانِتٌ=karşısında hürmetle duran«kãnit»آنَاءَ=saatlerinde اللَّيْلِ=gece سَاجِدًا=yere yüz koyarak«secde»وَ=ve قَائِمًا=ayakta durarakيَحْذَرُ=korkan الْآخِرَةَ=Ahiret′tenوَ=ve يَرْجُوا=uman رَحْمَةَ=merhametini«rahmet»رَبِّهِۗ="Efendi ve Sahib"inin«rabb»قُلْ=de ki هَلْ=mu? يَسْتَوِي=bir olurالَّذِينَ=kimseler يَعْلَمُونَ=bilen وَ=ve الَّذِينَ=kimseler لَا يَعْلَمُونَۗ=bilmeyenإِنَّمَا=ancak ve sadece يَتَذَكَّرُ=düşünüp ders çıkarırlar«tezekkür»أُولُوا=sahipleri الْأَلْبَابِ=saplantısız akıl«elbãb»
 ‎﴾ 10 ﴿‎   قُلْ=de ki يَا=Ey! عِبَادِ=«kulluk»hizmet«abd»edenlerim الَّذِينَ=olan آمَنُوا=inanıp güvenmiş«îmãn»اتَّقُوا=kendinizi sakındırın«takvã»رَبَّكُمْۚ="Efendi ve Sahib"inize«rabb»yönelikلِلَّذِينَ=‑vardır‑ kimselere أَحْسَنُوا=güzel davranmış«ihsãn_muhsin»فِي هَٰذِهِ=şu kendisinde الدُّنْيَا=dünyanın حَسَنَةٌۗ=bir güzellik«hasen»وَ=ve أَرْضُ=toprakları(yeryüzü) اللَّهِ=Allah′ın وَاسِعَةٌۗ=geniş gelendir«vãsi»إِنَّمَا=ancak ve sadece يُوَفَى=ödenir الصَّابِرُونَ=o zorluklara göğüs gerenlere«sabr_sãbir»أَجْرَهُمْ=bedelleri«ecr»بِغَيْرِ=olmadan حِسَابٍ=bir hesap(veya”ölçü”)
 ‎﴾ 11 ﴿‎   قُلْ=de إِنِّي=ki أُمِرْتُ=istendiği söylendi«emr»bana أَنْ أَعْبُدَ=«kulluk»hizmet«abd»etmemin اللَّهَ=Allah′aمُخْلِصًا=katışıksız tutarak«hãlis_muhlis»لَهُ=O′na karşı الدِّينَ=şu dini«dîn»
 ‎﴾ 12 ﴿‎   وَ=ve أُمِرْتُ=istenen söylendi«emr»bana لِأَنْ أَكُونَ=olmam için أَوَّلَ=ilki الْمُسْلِمِينَ=teslim/müslüman olanların«teslîm_müslim»
 ‎﴾ 13 ﴿‎   قُلْ=de إِنِّي=ki ben أَخَافُ=korkarım إِنْ=eğer عَصَيْتُ=karşı gelirsem رَبِّي="Efendi ve Sahib"ime«rabb»عَذَابَ=cezalandırmasından«azãb»يَوْمٍ=bir günün عَظِيمٍ=muazzam«azîm»
 ‎﴾ 14 ﴿‎   قُلِ=de ki اللَّهَ=Allah′a أَعْبُدُ=«kulluk»hizmet«abd»ediyorumمُخْلِصًا=katışıksız tutarak«hãlis_muhlis»لَهُ=O′na karşı دِينِي=dinimi«dîn»
 ‎﴾ 15 ﴿‎   فَ=şu halde اعْبُدُوا=«kulluk»hizmetkârlık«abd»edin مَا=şeye شِئْتُمْ=dilediğiniz مِنْ دُونِهِۗ=O′nun dışındaقُلْ=de إِنَّ=ki الْخَاسِرِينَ=o zarar edecekler«hãsir_husrãn»الَّذِينَ=olanlardır خَسِرُوا=zarara sokmuş«hãsir_husrãn»أَنْفُسَهُمْ=kendilerini وَ=ve أَهْلِيهِمْ=ailelerini«ehl»يَوْمَ=günü الْقِيَامَةِۗ=«ayağa kalkış»Kıyamet«kıyãmet»أَلَا=şunu iyi bilin kiذَٰلِكَ=işte bu هُوَ=kendisidir الْخُسْرَانُ=o zarar edişin«hãsir_husrãn»الْمُبِينُ=apaçık«mübîn»
 ‎﴾ 16 ﴿‎   لَهُمْ=‑vardır‑ onlar için مِنْ فَوْقِهِمْ=üstlerinden ظُلَلٌ=bir gölgeleme مِنَ النَّارِ=o Ateş′ten«nãr»وَ=ve de مِنْ تَحْتِهِمْ=‑vardır‑ altlarından ظُلَلٌۚ=bir gölgelemeذَٰلِكَ=işte bunun يُخَوِّفُ=korkutuyor اللَّهُ=Allah بِهِ=kendisiyle عِبَادَهُۚ=«kulluk»hizmet«abd»edenleriniيَا=Ey! عِبَادِ=«kulluk»hizmet«abd»edenlerim فَ=öyleyse اتَّقُونِ=kendinizi sakındırın«takvã»Bana yönelik
 ‎﴾ 17 ﴿‎   وَ=ve الَّذِينَ=kimselere اجْتَنَبُوا=uzak durmuş الطَّاغُوتَ=o Azmış′a«tuğyãn_tağ′ût»أَنْ يَعْبُدُوهَا=ona «kulluk»hizmetkârlık«abd»etmektenوَ=ve أَنَابُوا=yönelmiş إِلَى اللَّهِ=Allah′aلَهُمُ=onlar içindir الْبُشْرَىٰۚ=o müjdeفَ=öyleyse بَشِّرْ=müjdele عِبَادِ=«kulluk»hizmet«abd»edenlerimi
 ‎﴾ 18 ﴿‎   اَلَّذِينَ=kimselerdir يَسْتَمِعُونَ=dinleyen الْقَوْلَ=söyleneniفَ=sonra da يَتَّبِعُونَ=katılan«ittebã»أَحْسَنَهُۚ=onun en güzeline«hasen»أُولَٰئِكَ=işte onlar الَّذِينَ=kimselerdir هَدَاهُمُ=yol gösterdiği kendilerine اللَّهُۖ=Allah′ınوَ=ve أُولَٰئِكَ=işte onların هُمْ=kendileri أُولُوا=sahipleridir الْأَلْبَابِ=saplantısız akıl«elbãb»
 ‎﴾ 19 ﴿‎   أَ=mi? فَ=şu halde مَنْ=kimseyi حَقَّ=gerçekleşmiş«hakk»olan عَلَيْهِ=üzerine كَلِمَةُ=kelamı(ifadesi)«kelime_kelimãt»الْعَذَابِ=o ceza«azãb»أَ=mi? فَ=şu halde أَنْتَ=sen تُنْقِذُ=kurtaracaksın مَنْ=bulunanı فِي النَّارِ=o Ateş′te«nãr»
 ‎﴾ 20 ﴿‎   لَٰكِنِ=fakat الَّذِينَ=kimselere اتَّقَوْا=kendini sakındırmış«takvã»رَبَّهُمْ="Efendi ve Sahib"lerine«rabb»yönelikلَهُمْ=onlar içindir غُرَفٌ=köşkler مِنْ فَوْقِهَا=üstünde غُرَفٌ=köşkler مَبْنِيَّةٌ=vücuda getirilmiş olanتَجْرِي=akmaktadır مِنْ تَحْتِهَا=«alt»yanı başlarından الْأَنْهَارُۖ=ırmaklarوَعْدَ=söz verdiğidir«va′d»اللَّهِۖ=Allah′ınلَا يُخْلِفُ=dönmez«hulf»اللَّهُ=Allah الْمِيعَادَ=o verilmiş sözden«va′d»
 ‎﴾ 21 ﴿‎   أَ=mi? لَمْ تَرَ=görmedin أَنَّ=olduğunu اللَّهَ=Allah′ın أَنْزَلَ=indirmiş مِنَ السَّمَاءِ=gökten مَاءً=bir suفَ=sonra da سَلَكَهُ=girdirdi onu يَنَابِيعَ=kaynaklara فِي=içindeki الْأَرْضِ=yeryüzününثُمَّ=sonrasında يُخْرِجُ=«topraktan» dışarı çıkarıyor«ihrãc»بِهِ=onunla زَرْعًا=ekin مُخْتَلِفًا=farklı farklı أَلْوَانُهُ=renkleriثُمَّ=sonrasında يَهِيجُ=kurur فَ=böylece تَرَاهُ=görürsün onu مُصْفَرًّا=sararmışثُمَّ=sonrasında يَجْعَلُهُ=yapar onu حُطَامًاۚ=bir çerçöpإِنَّ=şu bir gerçek ki فِي ذَٰلِكَ=işte bundadır لَذِكْرَىٰ=kesinlikle bir «ilâhî» Tembih«zikr»لِأُولِي=sahipleri için الْأَلْبَابِ=saplantısız akıl«elbãb»
 ‎﴾ 22 ﴿‎   أَ=midir? فَ=şu halde مَنْ=kimse شَرَحَ=açtığı اللَّهُ=Allah′ın صَدْرَهُ=göğsünü لِلْإِسْلَامِ=İslam′a«islãm»فَ=şu halde هُوَ=kendisi عَلَىٰ=‑temeli‑üzerinde نُورٍ=bir aydınlığın«nûr»مِنْ رَبِّهِۚ="Efendi ve Sahib"inden«rabb»فَ=öyleyse وَيْلٌ=yazıklar olsun لِلْقَاسِيَةِ=katılaşmış olanlara قُلُوبُهُمْ=yürekleriمِنْ ذِكْرِ=«ilâhî» Tembih′ine«zikr»karşı اللَّهِۚ=Allah′ınأُولَٰئِكَ=işte onlar فِي=içindedirler ضَلَالٍ=bir yolu şaşırmışlık«dalãl»مُبِينٍ=apaçık«mübîn»
 ‎﴾ 23 ﴿‎   اللَّهُ=Allah نَزَّلَ=indirdi أَحْسَنَ=en güzelini«hasen»الْحَدِيثِ=sözünكِتَابًا=bir «ilâhî» Metin«kitãb»halinde مُتَشَابِهًا=birbirine benzer«muteşãbih»مَثَانِيَ=ikişerliتَقْشَعِرُّ=ürperir مِنْهُ=ondan جُلُودُ=derileriالَّذِينَ=kimselerin يَخْشَوْنَ=çekinen«huşû»رَبَّهُمْ="Efendi ve Sahib"lerinden«rabb»ثُمَّ=sonrasında تَلِينُ=yumuşar جُلُودُهُمْ=derileri وَ=ve قُلُوبُهُمْ=kalpleri إِلَىٰ ذِكْرِ=«ilâhî» Tembih′ine«zikr»اللَّهِۚ=Allah′ınذَٰلِكَ=işte bu هُدَى=yol gösterişidir«hüdã»اللَّهِ=Allah′ınيَهْدِي=yol gösterir«hüdã»بِهِ=onunla مَنْ=kimseye يَشَاءُۚ=dileyen(veya ”dilediği”)وَ=ve مَنْ=kime يُضْلِلِ=yolunu saşırtırsa«dalãl»اللَّهُ=Allahفَ=bunun üzerine مَا=olmaz لَهُ=ona مِنْ=herhangi هَادٍ=bir yol gösteren«hüdã»
 ‎﴾ 24 ﴿‎   أَ=mi? فَ=şu halde مَنْ=kimse يَتَّقِي=kendini sakındıran«takvã»بِوَجْهِهِ=«yüz»benliğiyleسُوءَ=en fenasından«sú»الْعَذَابِ=o cezanın«azãb»يَوْمَ=günü الْقِيَامَةِۚ=«ayağa kalkış»Kıyamet«kıyãmet»وَ=ve قِيلَ=denilir ki لِلظَّالِمِينَ="haksızlık ve kötülük" edenlere«zulm_zãlim»ذُوقُوا=tadın مَا=şeyleri كُنْتُمْ=olduğunuz تَكْسِبُونَ=kazanmakta
 ‎﴾ 25 ﴿‎   كَذَّبَ=yalan sayıp durdular«tekzîb»الَّذِينَ=kimseler مِنْ قَبْلِهِمْ=kendilerinden öncekiler içerisindenفَ=sonra da أَتَاهُمُ=geldi onlara الْعَذَابُ=o ceza«azãb»مِنْ حَيْثُ=bir yönden لَا يَشْعُرُونَ=farkına varmadıkları
 ‎﴾ 26 ﴿‎   فَ=böylece أَذَاقَهُمُ=tattırdı onlara اللَّهُ=Allah الْخِزْيَ=bir utanç«hızy»فِي الْحَيَاةِ=hayatında الدُّنْيَاۖ=dünyaوَ=ise لَعَذَابُ=kesinlikle cezası«azãb»الْآخِرَةِ=Ahiret′in أَكْبَرُۚ=daha «büyük»ağırdırلَوْ=keşke كَانُوا=olsalardı يَعْلَمُونَ=biliyor
 ‎﴾ 27 ﴿‎   وَ=ve لَقَدْ=emin olun ki ضَرَبْنَا=Biz verdik لِلنَّاسِ=insanlaraفِي=içinde هَٰذَا=bu الْقُرْآنِ=«Ayet Topluluğu»Kur'ân′ın«kur′ãn»مِنْ كُلِّ=her مَثَلٍ=örneğiلَعَلَّهُمْ=olur ki diye onlar يَتَذَكَّرُونَ=düşünüp ders çıkarırlar«tezekkür»
 ‎﴾ 28 ﴿‎   قُرْآنًا=bir Ayet Topluluğu«kur′ãn»şeklindedir عَرَبِيًّا=Arapça غَيْرَ=olmayan ذِي=sahibi عِوَجٍ=bir eğrilikلَعَلَّهُمْ=olur ki diye onlar يَتَّقُونَ=kendini sakındırırlar«takvã»
 ‎﴾ 29 ﴿‎   ضَرَبَ=verdi اللَّهُ=Allah مَثَلًا=örnek olarak رَجُلًا=bir adamıفِيهِ=‑var olan‑kendisinde شُرَكَاءُ=ortakları«şerîk»مُتَشَاكِسُونَ=birbiriyle çekişenوَ=ve رَجُلًا=bir adamı سَلَمًا=teslimiyet içinde«teslîm_müslim»لِرَجُلٍ=bir adamaهَلْ=mı? يَسْتَوِيَانِ=bir olurlar مَثَلًاۚ=durumcaالْحَمْدُ=‑asıl‑övgü«hamd»لِلَّهِۚ=Allah′adırبَلْ=yok aslında! أَكْثَرُهُمْ=onların çoğu لَا يَعْلَمُونَ=bilmiyorlar
 ‎﴾ 30 ﴿‎   إِنَّكَ=şu bir gerçek ki sen مَيِّتٌ=öleceksinوَ=ve de إِنَّهُمْ=şu bir gerçek ki onlar مَيِّتُونَ=ölecekler
 ‎﴾ 31 ﴿‎   ثُمَّ=sonrasında إِنَّكُمْ=şu bir gerçek ki siz يَوْمَ=günü الْقِيَامَةِ=«ayağa kalkış»Kıyamet«kıyãmet»عِنْدَ=katında رَبِّكُمْ="Efendi ve Sahib"inizin«rabb»تَخْتَصِمُونَ=davalaşacaksınız
 ‎﴾ 32 ﴿‎   فَ=o zaman مَنْ=kimdir? أَظْلَمُ=daha "haksızlık ve kötülük" edici«zulm_zãlim»مِمَّنْ=kimseden كَذَبَ=yalan«kizb_kãzib»uyduran عَلَى=hakkında اللَّهِ=Allahوَ=ve(kimseden) كَذَّبَ=yalan sayıp durmuş«tekzîb»بِالصِّدْقِ=o gerçeği«sıdk_sãdık»إِذْ=zaman جَاءَهُۚ=kendisine geldiğiأَ=mudur? لَيْسَ=yok فِي جَهَنَّمَ=Cehennem′de مَثْوًى=bir yer لِلْكَافِرِينَ=«ilâhi sözleri» görmezlikten gelenler«küfr_kãfir»için
 ‎﴾ 33 ﴿‎   وَ=ise الَّذِي=kimse جَاءَ=getirmiş بِالصِّدْقِ=o gerçeği«sıdk»وَ=ve صَدَّقَ=sadık kalmış«sıdk_sãdık»بِهِۙ=onaأُولَٰئِكَ=işte onların هُمُ=kendileridir الْمُتَّقُونَ=kendini sakındıranlar«takvã»
 ‎﴾ 34 ﴿‎   لَهُمْ=onlar içindir مَا=şeyler يَشَاءُونَ=diledikleriعِنْدَ=katında رَبِّهِمْۚ="Efendi ve Sahib"lerinin«rabb»ذَٰلِكَ=işte budur جَزَاءُ=karşılığı«cezã»الْمُحْسِنِينَ=güzel davrananların«ihsãn_muhsin»
 ‎﴾ 35 ﴿‎   لِيُكَفِّرَ=görmezlikten gelmesi«küfr_kãfir»içindir اللَّهُ=Allah′ınعَنْهُمْ=onlardan أَسْوَأَ=en kötüsünü الَّذِي=şeyin عَمِلُوا=yaptıklarıوَ=ve(içindir) يَجْزِيَهُمْ=karşılık olarak vermesi«cezã»أَجْرَهُمْ=bedellerini«ecr»بِأَحْسَنِ=en güzeliyle الَّذِي=şeyin كَانُوا=oldukları يَعْمَلُونَ=yapmakta
 ‎﴾ 36 ﴿‎   أَ=midir? لَيْسَ=değil اللَّهُ=Allah بِكَافٍ=yeterli عَبْدَهُۖ=«kulluk»hizmet«abd»edenineوَ=oysa يُخَوِّفُونَكَ=korkutuyorlar seni بِالَّذِينَ=kimselerle مِنْ دُونِهِۚ=O′nun dışındaوَ=ve مَنْ=kime يُضْلِلِ=yolunu saşırtırsa«dalãl»اللَّهُ=Allahفَ=o zaman مَا=olmaz لَهُ=ona مِنْ=herhangi هَادٍ=bir yol gösteren«hüdã»
 ‎﴾ 37 ﴿‎   وَ=ve مَنْ=kime يَهْدِ=yol gösterirse«hüdã»اللَّهُ=Allahفَ=o zaman da مَا=olmaz لَهُ=ona مِنْ=herhangi مُضِلٍّۗ=yolu saşırtan«dalãl»أَ=midir? لَيْسَ=değil اللَّهُ=Allah بِعَزِيزٍ=üstün gelen«azîz»ذِي انْتِقَامٍ=«suça» ceza veren«intikãm»
 ‎﴾ 38 ﴿‎   وَ=ve لَئِنْ=kesinlikle eğer سَأَلْتَهُمْ=sorsan onlaraمَنْ=kim? خَلَقَ=yarattı السَّمَاوَاتِ=gökleri وَ=ve الْأَرْضَ=yeryüzünüلَيَقُولُنَّ=muhakkak derler ki اللَّهُۚ=Allah′tırقُلْ=de ki أَرَأَيْتُمْ=«deyim  gördünüz mü»bir baksanıza! مَا=şeylere تَدْعُونَ=«çağrıda bulunma»dua ettiğiniz«duã»مِنْ دُونِ=dışında اللَّهِ=Allahإِنْ=eğer أَرَادَنِيَ=istese bana اللَّهُ=Allah بِضُرٍّ=bir zarar«dırãr»vermekهَلْ=mı? هُنَّ=onlar كَاشِفَاتُ=kaldıracaklar ضُرِّهِ=O′nun zararını«dırãr»أَوْ=yahut أَرَادَنِي=dilese bana بِرَحْمَةٍ=bir merhamet«rahmet»هَلْ=mı? هُنَّ=onlar مُمْسِكَاتُ=tutup engelleyecekler رَحْمَتِهِۚ=O′nun merhametini«rahmet»قُلْ=de ki حَسْبِيَ=yeter bana اللَّهُۖ=Allahعَلَيْهِ=O′na يَتَوَكَّلُ=sırtını güvenle dayar«tevekkül»الْمُتَوَكِّلُونَ=sırtını güvenle dayayacaklar«tevekkül»
 ‎﴾ 39 ﴿‎   قُلْ=de ki يَا=Ey! قَوْمِ=toplumum«kavm»اعْمَلُوا=yapın عَلَىٰ=üzere مَكَانَتِكُمْ=imkânınızın elverdiğiإِنِّي=ki ben عَامِلٌۖ=yapıyorumفَ=şu halde سَوْفَ=ileride تَعْلَمُونَ=bileceksiniz
 ‎﴾ 40 ﴿‎   مَنْ=kimin? يَأْتِيهِ=geliyor kendisine عَذَابٌ=bir ceza«azãb»يُخْزِيهِ=utanca«hızy»sokan onuوَ=ve de يَحِلُّ=konuyor عَلَيْهِ=üzerine عَذَابٌ=bir ceza«azãb»مُقِيمٌ=sürekli
 ‎﴾ 41 ﴿‎   إِنَّا=şu bir gerçek ki Biz أَنْزَلْنَا=indirdik عَلَيْكَ=sana الْكِتَابَ=şu «ilâhî» Metini«kitãb»لِلنَّاسِ=insanlar için بِالْحَقِّۖ=o Gerçek«hakk»ileفَ=bu halde مَنِ=kim اهْتَدَىٰ=gösterilmiş yola girerse«hüdã»فَ=şu halde لِنَفْسِهِۖ=kendisi içindirوَ=ve de مَنْ=kim ضَلَّ=yolunu şaşırırsa«dalãl»فَ=şu halde إِنَّمَا=ancak ve sadece يَضِلُّ=yolunu şaşırır«dalãl»عَلَيْهَاۖ=kendi aleyhineوَ=ve مَا=değilsin أَنْتَ=sen عَلَيْهِمْ=onların üzerine بِوَكِيلٍ=sırtı emniyetle dayayacak bir kimse«vekîl»
 ‎﴾ 42 ﴿‎   اللَّهُ=Allah يَتَوَفَى=vefat ettirir الْأَنْفُسَ=nefisleri حِينَ=anında مَوْتِهَا=ölümüوَ=veya الَّتِي=olanı لَمْ تَمُتْ=ölmemiş فِي مَنَامِهَاۖ=uykusundaفَ=sonra da يُمْسِكُ=yanında tutar الَّتِي=olduğunu قَضَىٰ=hükmetmiş عَلَيْهَا=üzerinde الْمَوْتَ=ölümüneوَ=ve يُرْسِلُ=salıverir الْأُخْرَىٰ=ötekileriإِلَىٰ=kadar أَجَلٍ=bir vadeye مُسَمًّىۚ=belirlenmişإِنَّ=şu bir gerçek ki فِي ذَٰلِكَ=işte bundadır لَآيَاتٍ=kesinlikle açık işaretler«ãyet»لِقَوْمٍ=bir toplum«kavm»için يَتَفَكَّرُونَ=üzerinde kafa yoran«tefekkür»
 ‎﴾ 43 ﴿‎   أَمِ=yoksa mı? اتَّخَذُوا=edindiler مِنْ دُونِ=dışında اللَّهِ=Allah شُفَعَاءَۚ=şefaatçilerقُلْ=de ki أَ=mi? وَلَوْ=bile كَانُوا=olsalarلَا يَمْلِكُونَ=yetki sahibi«mãlik»olmayan شَيْئًا=bir şeye وَ=ve لَا يَعْقِلُونَ=akıl erdirip kavramayan«akl»
 ‎﴾ 44 ﴿‎   قُلْ=de ki لِلَّهِ=Allah′ındır الشَّفَاعَةُ=şefaat جَمِيعًاۖ=bütünüyleلَهُ=O′nundur مُلْكُ=hükümranlığı«mülk»السَّمَاوَاتِ=göklerin وَ=ve الْأَرْضِۖ=yeryüzününثُمَّ=sonrasında إِلَيْهِ=O′na تُرْجَعُونَ=döndürüleceksiniz
 ‎﴾ 45 ﴿‎   وَ=ve إِذَا=zaman ذُكِرَ=anıldığı«zikr»اللَّهُ=Allah وَحْدَهُ=tek başınaاشْمَأَزَّتْ=irkilir قُلُوبُ=kalpleri الَّذِينَ=kimselerin لَا يُؤْمِنُونَ=inanıp güvenmeyen«îmãn»بِالْآخِرَةِۖ=Ahiret′eوَ=ve de إِذَا=zaman ذُكِرَ=anıldığı«zikr»الَّذِينَ=kimseler مِنْ دُونِهِ=O′nun dışındaإِذَا=hemen هُمْ=onlar يَسْتَبْشِرُونَ=sevinirler
 ‎﴾ 46 ﴿‎   قُلِ=de ki اللَّهُمَّ=Allah′ım فَاطِرَ=meydana getirmiştir«fãtır_fıtrat»السَّمَاوَاتِ=gökleri وَ=ve الْأَرْضِ=yeryüzünüعَالِمَ=bilendir الْغَيْبِ=Görülmeyen«gerçekler»i«ğayb»وَ=ve الشَّهَادَةِ=Tanıklık edilenlenleri«şãhid»أَنْتَ=Sen تَحْكُمُ=hükmünü verirsin بَيْنَ=arasında عِبَادِكَ=«kulluk»hizmet«abd»edenlerininفِي=hakkında مَا=şeyler كَانُوا=oldukları فِيهِ=kendisinde يَخْتَلِفُونَ=ayrılığa düşüyor«ihtilãf»
 ‎﴾ 47 ﴿‎   وَلَوْ=eğer أَنَّ=olsaydı لِلَّذِينَ=kimselere ait ظَلَمُوا="haksızlık ve kötülük"«zulm_zãlim»etmişمَا=şeyler فِي الْأَرْضِ=yeryüzündeki جَمِيعًا=tümüyleوَ=ve de مِثْلَهُ=bir misli مَعَهُ=onunla beraberلَافْتَدَوْا=mutlaka bir kurtulma bedeli«fidye» olarak verirlerdi بِهِ=onu مِنْ سُوءِ=fenalığından«sú»الْعَذَابِ=o cezanın«azãb»يَوْمَ=günü الْقِيَامَةِۚ=«ayağa kalkış»Kıyamet«kıyãmet»وَ=ve بَدَا=açığa vurulmuştur لَهُمْ=onlaraمِنَ اللَّهِ=Allah′tan مَا=şeyler لَمْ يَكُونُوا=olmadıkları يَحْتَسِبُونَ=hesabediyor
 ‎﴾ 48 ﴿‎   وَ=ve بَدَا=açığa vurulmuştur لَهُمْ=kendilerine سَيِّئَاتُ=fenalıkları«seyyiãt»مَا=olduklarının كَسَبُوا=kazanmışوَ=ve حَاقَ=kuşatmıştır بِهِمْ=onlarıمَا=şey كَانُوا=oldukları بِهِ=onunla يَسْتَهْزِئُونَ=alay etmekte
 ‎﴾ 49 ﴿‎   فَ=şu halde إِذَا=zaman مَسَّ=dokunduğu الْإِنْسَانَ=insana ضُرٌّ=bir zarar«dırãr»دَعَانَا=Bize «çağrıda bulunma»dua eder«duã»ثُمَّ=sonrasında إِذَا=zaman خَوَّلْنَاهُ=ona verdiğimizنِعْمَةً=bir nimet مِنَّا=Bizdenقَالَ=der ki إِنَّمَا=ancak ve sadece أُوتِيتُهُ=verildi bana o عَلَىٰ=sayesinde عِلْمٍۚ=bir bilgi«ilm»بَلْ=yok aslında! هِيَ=o فِتْنَةٌ=bir imtihandır«fitne»وَلَٰكِنَّ=fakat أَكْثَرَهُمْ=onların çoğu لَا يَعْلَمُونَ=bilmiyorlar
 ‎﴾ 50 ﴿‎   قَدْ=kesinlikle قَالَهَا=demişlerdi onu الَّذِينَ=kimseler مِنْ قَبْلِهِمْ=kendilerinden öncekiler içerisindenفَ=sonra مَا أَغْنَىٰ=bir yarar sağlamadı عَنْهُمْ=kendilerineمَا=şeyler كَانُوا=oldukları يَكْسِبُونَ=kazanmakta
 ‎﴾ 51 ﴿‎   فَ=sonra da أَصَابَهُمْ=başlarına geldi سَيِّئَاتُ=fenalıkları«seyyiãt»مَا=olduklarının كَسَبُواۚ=kazanmışوَ=ve الَّذِينَ=kimselere ظَلَمُوا="haksızlık ve kötülük"«zulm_zãlim»etmiş مِنْ هَٰؤُلَاءِ=onların içindenسَيُصِيبُهُمْ=başlarına gelecek onların سَيِّئَاتُ=fenalıkları«seyyiãt»مَا=olduklarının كَسَبُوا=yapmışوَ=ve مَا=değillerdir هُمْ=onlar بِمُعْجِزِينَ=engel olacak
 ‎﴾ 52 ﴿‎   أَ=mi? وَ=peki لَمْ يَعْلَمُوا=bilmedilerأَنَّ=olduğunu اللَّهَ=Allah′ın يَبْسُطُ=genişletiyor الرِّزْقَ=faydalandırıldıkları «nimetleri» «rızk»لِمَنْ=kimse için يَشَاءُ=dilediği وَ=veya(olduğunu) يَقْدِرُۚ=kısıt(ölçü) koyar«kadîr_mikdãr»إِنَّ=şu bir gerçek ki فِي ذَٰلِكَ=işte bundadır لَآيَاتٍ=kesinlikle açık işaretler«ãyet»لِقَوْمٍ=bir toplum«kavm»için يُؤْمِنُونَ=inanıp güvenen«îmãn»
 ‎﴾ 53 ﴿‎   قُلْ=de ki يَا=Ey! عِبَادِيَ=«kulluk»hizmet«abd»edenlerimالَّذِينَ=olan أَسْرَفُوا=ölçüyü aşmış«isrãf_müsrif»عَلَىٰ=karşı أَنْفُسِهِمْ=nefislerineلَا تَقْنَطُوا=umut kesmeyin مِنْ رَحْمَةِ=merhametinden«rahmet»اللَّهِۚ=Allah′ınإِنَّ=şu bir gerçek ki اللَّهَ=Allah يَغْفِرُ=günahlarını örter«mağfiret»الذُّنُوبَ=suçların«zenb»جَمِيعًاۚ=bütünüyleإِنَّهُ=şu bir gerçek ki O′nun هُوَ=Kendisi الْغَفُورُ=‑asıl‑“Günahları Örten”dir«ğafûr»الرَّحِيمُ=‑asıl‑“Merhametli Olan”dır«rahîm»
 ‎﴾ 54 ﴿‎   وَ=ve أَنِيبُوا=dönün إِلَىٰ رَبِّكُمْ="Efendi ve Sahib"inize«rabb»وَ=ve أَسْلِمُوا=teslim«teslîm_müslim»olun لَهُ=O′naمِنْ قَبْلِ=önce أَنْ يَأْتِيَكُمُ=gelip çatmadan size الْعَذَابُ=o ceza«azãb»ثُمَّ=sonrasında لَا تُنْصَرُونَ=yardım görmezsiniz
 ‎﴾ 55 ﴿‎   وَ=ve اتَّبِعُوا=katılın«ittebã»أَحْسَنَ=en güzelineمَا=olanın أُنْزِلَ=indirilmiş إِلَيْكُمْ=size مِنْ رَبِّكُمْ="Efendi ve Sahib"inizden«rabb»مِنْ قَبْلِ=önce أَنْ يَأْتِيَكُمُ=gelip çatmasından size الْعَذَابُ=o cezanın«azãb»بَغْتَةً=ansızınوَ=iken أَنْتُمْ=siz لَا تَشْعُرُونَ=farkına varmaz
 ‎﴾ 56 ﴿‎   أَنْ تَقُولَ=demesinden(önce) نَفْسٌ=nefsin يَا=vay! حَسْرَتَا=«pişmanlık»yazıklar olsun!عَلَىٰ=dolayı مَا=şeylerden فَرَّطْتُ=eksik bıraktığımفِي جَنْبِ=yanında اللَّهِ=Allah′ınوَ=ve إِنْ=şu bir gerçek ki كُنْتُ=ben لَمِنَ السَّاخِرِينَ=kesinlikle alay edenlerdendim
 ‎﴾ 57 ﴿‎   أَوْ=yahut(önce) تَقُولَ=demesindenلَوْ=eğer أَنَّ=olsaydı اللَّهَ=Allah هَدَانِي=yol göstermiş«hüdã»banaلَكُنْتُ=mutlaka ben olurdum مِنَ الْمُتَّقِينَ=kendini sakındıranlardan«takvã»
 ‎﴾ 58 ﴿‎   أَوْ=yahut(önce) تَقُولَ=demesindenحِينَ=zaman تَرَى=gördüğü الْعَذَابَ=o cezayı«azãb»لَوْ=keşke أَنَّ=olsaydı لِي=benim için كَرَّةً=bir kez dahaفَ=böylece أَكُونَ=olurdum مِنَ الْمُحْسِنِينَ=güzel davrananlardan«ihsãn_muhsin»
 ‎﴾ 59 ﴿‎   بَلَىٰ=Hayır!قَدْ=kesinlikle جَاءَتْكَ=gelmişti sana آيَاتِي=«açık işaret»ayetlerim«ãyet»فَ=sonra da كَذَّبْتَ=yalan sayıp durdun«tekzîb»بِهَا=onları وَ=ve اسْتَكْبَرْتَ=büyüklendin«kibr»وَ=ve كُنْتَ=oldun مِنَ الْكَافِرِينَ=«ilâhi sözleri» görmezlikten gelenlerden«küfr_kãfir»
 ‎﴾ 60 ﴿‎   وَ=ve يَوْمَ=günü الْقِيَامَةِ=«ayağa kalkış»Kıyamet«kıyãmet»تَرَى=görürsünالَّذِينَ=kimselerin كَذَبُوا=yalan uydurmuş«kizb_kãzib»عَلَى=hakkında اللَّهِ=Allahوُجُوهُهُمْ=yüzlerini مُسْوَدَّةٌۚ=kapkaraأَ=mi? لَيْسَ=yok فِي جَهَنَّمَ=Cehennem′de مَثْوًى=yer لِلْمُتَكَبِّرِينَ=büyüklenenler«kibr»için
 ‎﴾ 61 ﴿‎   وَ=ve يُنَجِّي=kurtarır اللَّهُ=Allah الَّذِينَ=kimseleri اتَّقَوْا=kendini sakındırmış«takvã»بِمَا=nedeniyle فَازَتِهِمْ=(dünyada)kurtularak murada erişleri«fevz»لَا يَمَسُّهُمُ=dokunmaz onlara السُّوءُ=o fenalık«sú»وَلَا=ne de هُمْ=onlar يَحْزَنُونَ=üzülürler
 ‎﴾ 62 ﴿‎   اللَّهُ=Allah خَالِقُ=yaratandır كُلِّ شَيْءٍۖ=her şeyiوَ=ve هُوَ=O عَلَىٰ كُلِّ شَيْءٍ=herşey için وَكِيلٌ=sırtı emniyetle dayayacak kimsedir«vekîl»
 ‎﴾ 63 ﴿‎   لَهُ=O′nundur مَقَالِيدُ=anahtarları السَّمَاوَاتِ=göklerin وَ=ve الْأَرْضِۗ=yeryüzününوَ=ise الَّذِينَ=kimseler كَفَرُوا=görmezlikten gelmiş«küfr_kãfir»بِآيَاتِ=«açık işaret»ayetlerini«ãyet»اللَّهِ=Allah′ınأُولَٰئِكَ=işte onların هُمُ=kendileridir الْخَاسِرُونَ=zarar edenler«hãsir_husrãn»
 ‎﴾ 64 ﴿‎   قُلْ=de ki أَ=mı? فَ=şu halde غَيْرَ=başkasına اللَّهِ=Allah′tanتَأْمُرُونِّي=istediğinizi söylüyorsunuz«emr» benden أَعْبُدُ=«kulluk»hizmetkârlık«abd»etmeyiأَيُّهَا=Ey! الْجَاهِلُونَ=yanlış olanı, doğruyu bildiği halde yapanlar«cãhil»
 ‎﴾ 65 ﴿‎   وَ=ve لَقَدْ=emin olun ki أُوحِيَ=mesajla iletildi«vahy»إِلَيْكَ=sana وَ=ve إِلَى الَّذِينَ=kimselere مِنْ قَبْلِكَ=senden öncekiler içerisindenلَئِنْ=muhakkak ki eğer أَشْرَكْتَ=«Allah′a» «ortak»denkler kabul edersen«şirk_müşrik»لَيَحْبَطَنَّ=kesinlikle bir işe yaramaz«habt»عَمَلُكَ=yaptığınوَ=ve لَتَكُونَنَّ=mutlaka olursun hep مِنَ الْخَاسِرِينَ=zarar edenlerden«hãsir_husrãn»
 ‎﴾ 66 ﴿‎   بَلِ=Hayır!اللَّهَ=Allah′a فَ=öyleyse اعْبُدْ=«kulluk»hizmet«abd»etوَ=ve كُنْ=ol مِنَ الشَّاكِرِينَ=kıymet bilenlerden«şekûr_şãkir»
 ‎﴾ 67 ﴿‎   وَ=ve مَا قَدَرُوا=(kafalarında)ölçülendirmiş«kadîr_mikdãr»değiller اللَّهَ=Allah′ın حَقَّ=gerçeğe«hakk»uygun şekilde قَدْرِهِ=güç yetirişini«kadîr_mikdãr»وَ=oysa الْأَرْضُ=yeryüzü جَمِيعًا=bütünüyle قَبْضَتُهُ=avucunda tuttuğudurيَوْمَ=günü الْقِيَامَةِ=«ayağa kalkış»Kıyamet«kıyãmet»وَ=ve السَّمَاوَاتُ=gökler مَطْوِيَّاتٌ=dürülmüştür بِيَمِينِهِۚ=sağ eliyle(veya"gücüyle")سُبْحَانَهُ=O aşkındır«subhãn»وَ=ve تَعَالَىٰ=yücedir عَمَّا=olduklarından يُشْرِكُونَ=onların «Allah′a» «ortak»denkler kabul etmekte«şirk_müşrik»
 ‎﴾ 68 ﴿‎   وَ=ve نُفِخَ=üflenir فِي الصُّورِ=”Boynuzdan Borazan”a(*)«sûr»فَ=bunun üzerine صَعِقَ=bilincini yitirir مَنْ=kimseler فِي السَّمَاوَاتِ=göklerdekiوَ=ve مَنْ=kimseler فِي الْأَرْضِ=yeryüzündekiإِلَّا=dışında مَنْ=kimse شَاءَ=dilediği اللَّهُۖ=Allah′ınثُمَّ=sonrasında نُفِخَ=üflenir فِيهِ=onun içine أُخْرَىٰ=bir dahaفَ=sonra da إِذَا=birden هُمْ=onlar قِيَامٌ=kalkmış يَنْظُرُونَ=bakarlar(*) orj SÛR
 ‎﴾ 69 ﴿‎   وَ=ve أَشْرَقَتِ=parlar الْأَرْضُ=yeryüzü بِنُورِ=aydınlığı«nûr»ile رَبِّهَا=onun "Efendi ve Sahib"inin«rabb»وَ=ve وُضِعَ=ortaya konur الْكِتَابُ=o «ilâhî» Metin«kitãb»وَ=ve جِيءَ=getirilir بِالنَّبِيِّينَ=Peygamberler«nebî»وَ=ve الشُّهَدَاءِ=sağlam tanıklar«şehîd»وَ=ve قُضِيَ=hükmedilir بَيْنَهُمْ=aralarında بِالْحَقِّ=o Gerçek′le«hakk»وَ=ve هُمْ=onlara لَا يُظْلَمُونَ=asla "haksızlık ve kötülük"«zulm_zãlim»edilmez
 ‎﴾ 70 ﴿‎   وَ=ve وُفِّيَتْ=tam verilir كُلُّ=her نَفْسٍ=nefse مَا=oldukları عَمِلَتْ=yapmışوَ=ve هُوَ=O أَعْلَمُ=daha iyi(veya ”en iyi”)bilendir بِمَا=olduklarını يَفْعَلُونَ=onların yapıp ediyor
 ‎﴾ 71 ﴿‎   وَ=ve سِيقَ=sürülürler الَّذِينَ=kimseler كَفَرُوا=«ilâhi sözleri» görmezlikten gelmiş«küfr_kãfir»إِلَىٰ جَهَنَّمَ=Cehennem′e زُمَرًاۖ=bölük bölük«sûrenin adıdır»حَتَّىٰ=nihayet إِذَا=zaman جَاءُوهَا=oraya geldikleriفُتِحَتْ=açılır أَبْوَابُهَا=oranın kapılarıوَ=ve قَالَ=der ki لَهُمْ=onlara خَزَنَتُهَا=oranın bekçileriأَ=mi? لَمْ يَأْتِكُمْ=gelmedi رُسُلٌ=Elçiler«rasûl»مِنْكُمْ=aranızdanيَتْلُونَ=sayıp döken«tilãvet»عَلَيْكُمْ=size آيَاتِ=«açık işaret»ayetlerini«ãyet»رَبِّكُمْ="Efendi ve Sahib"inizin«rabb»وَ=ve يُنْذِرُونَكُمْ=uyaran sizi لِقَاءَ=kavuşmaya dair يَوْمِكُمْ=«vadedilen»gününüze هَٰذَاۚ=buقَالُوا=dediler ki بَلَىٰ=Evet!وَلَٰكِنْ=ama حَقَّتْ=gerçekleşmiştir«hakk»كَلِمَةُ=kelamı(ifadesi)«kelime_kelimãt»الْعَذَابِ=o ceza«azãb»عَلَى الْكَافِرِينَ=«ilâhi sözleri» görmezlikten gelenlere«küfr_kãfir»
 ‎﴾ 72 ﴿‎   قِيلَ=denilir ادْخُلُوا=girin أَبْوَابَ=kapılarından جَهَنَّمَ=Cehennem′inخَالِدِينَ=yerleşip kalacaklardır«hãlid»فِيهَاۖ=oranın içindeفَ=şu halde بِئْسَ=ne kötüdür مَثْوَى=yeri الْمُتَكَبِّرِينَ=büyüklenenlerin«kibr»
 ‎﴾ 73 ﴿‎   وَ=ve سِيقَ=sevk edildiler الَّذِينَ=kimseler اتَّقَوْا=kendini sakındırmış«takvã»رَبَّهُمْ="Efendi ve Sahib"lerine«rabb»yönelikإِلَى الْجَنَّةِ=Cennet′e زُمَرًاۖ=bölük bölük حَتَّىٰ=nihayet إِذَا=bir vakit جَاءُوهَا=ulaştılar orayaوَ=ve فُتِحَتْ=açıldı أَبْوَابُهَا=oranın kapılarıوَ=ve قَالَ=dediler ki لَهُمْ=onlara خَزَنَتُهَا=oranın bekçileriسَلَامٌ=selam!«selãm»عَلَيْكُمْ=sizeطِبْتُمْ=ne temiz geldinizفَ=öyleyse ادْخُلُوهَا=girin oraya خَالِدِينَ=yerleşip kalacaklar«hãlid»olarak
 ‎﴾ 74 ﴿‎   وَ=ve قَالُوا=dediler ki الْحَمْدُ=‑asıl‑övgü«hamd»لِلَّهِ=Allah′adırالَّذِي=olan صَدَقَنَا=sadık kalmış«sıdk_sãdık»bize وَعْدَهُ=söz verdiğine«va′d»وَ=ve أَوْرَثَنَا=varis kılan bizi الْأَرْضَ=o topraklaraنَتَبَوَّأُ=yerleşeceğimiz مِنَ الْجَنَّةِ=Cennette حَيْثُ=yerde نَشَاءُۖ=dilediğimizفَ=şu halde نِعْمَ=ne güzeldir أَجْرُ=bedeli«ecr»الْعَامِلِينَ=Uğraşanların«ãmil»
 ‎﴾ 75 ﴿‎   وَ=ve تَرَى=görürsünالْمَلَائِكَةَ=meleklerin حَافِّينَ=dönerek مِنْ حَوْلِ=çevresinde الْعَرْشِ=«tahtın»saltanatın«arş»يُسَبِّحُونَ=«zanlardan» aşkınlığını dile getirdiklerini«tesbih»بِحَمْدِ=överek«hamd»رَبِّهِمْۖ="Efendi ve Sahib"lerini«rabb»وَ=ve قُضِيَ=hükmedilir بَيْنَهُمْ=aralarında بِالْحَقِّ=o Gerçek«hakk»ileوَ=ve قِيلَ=denilir ki الْحَمْدُ=‑asıl‑övgü«hamd»لِلَّهِ=Allah′adırرَبِّ="Efendi ve Sahib"i«rabb»الْعَالَمِينَ=alemlerin
Âyet Metni : (Zümer.1) (23. Cüz | 458. Sayfa)
Okunuşu :
1. tenzîlü-lkitâbi mine-llâhi-l`azîzi-lḥakîm.
(Zümer.1) Grameri
تَنْزِيلُ : revelation ::: [İsim] [Eril] [türemiş fiilden Fiilimsi] [Tef'îl Kalıbı] [فَـعَلَ=>فَعَّلَ] [u‑haline çekilmiş (merfû)] Kök: ن ز لالْكِتَابِ : (of) the ::: [Belirlilik Takısı]الْكِتَابِ : Book ::: [İsim] [Eril] [i‑haline çekilmiş (mecrûr)] Kök: ك ت بمِنَ : from ::: [Edat] [i‑haline çeken öntakı (harf‑i cer)]اللهِ : Allah ::: [Özel İsim] [i‑haline çekilmiş (mecrûr)] Kök: أ ل هالْعَزِيزِ : the ::: [Belirlilik Takısı]الْعَزِيزِ : All‑Mighty ::: [Sıfat] [Eril tekil] [i‑haline çekilmiş (mecrûr)] Kök: ع ز زالْحَكِيمِ : the ::: [Belirlilik Takısı]الْحَكِيمِ : All‑Wise ::: [Sıfat] [Eril tekil] [i‑haline çekilmiş (mecrûr)] Kök: ح ك م
Gramer Tahlili sekmesinden veya Kök listesinden bir kök seçiniz.
Gramer Tahlili sekmesinden veya Kök listesinden bir kök seçiniz.
Menü
Âyet Metni
Meâller
Ayete Git
Gramer Kökler
Öğrenme Modu