Menü
Meâller
Elmalılı H.Yazır
1. Ey o Peygamber! Sana Allahın halâl kıldığını niçin harâm edersin, zevcelerinin hoşnudluğunu ararsın? Maamafih Allah gafurdur, rahîmdir.
B.Bayraklı
1. “Ey Peygamber! Niçin Allah’ın sana helâl kıldığı şeyi, eşlerinin hatırı için haram kılıyorsun? Allah affedendir; merhamet sahibidir.”
A.Bayındır
1. Ey Nebî! Eşlerinin gönlünü kazanmak için Allah’ın sana helal kıldığını[1*] niçin kendine haram kılıyorsun[2*]! Allah, çok bağışlayan ve ikramı bol olandır.[1*] Bizans'ın Mısır Genel Valisi (Mukavkıs) tarafından nebimize Mâriye adında bir cariye hediye edilmişti (DİA, Mariye). Allah, cariyelerle birlikteliği, nikah şartına bağlamış (Nur 24/32), hür kadınla evlenme imkanı olanın cariye ile evlenmesini de yasaklamıştır (Nisa 4/25). Ama bu yasak, Ahzab 33/50. ayet ile Muhammed aleyhisselamın şahsına özel olarak kaldırılınca Nebimiz, Mariye ile nikahlanmıştı. Bu nikah, diğer eşlerinin hoşnutsuzluğuna sebep olmuş, o da onları memnun etmek için Mariye’yi kendisine haram kılmıştı. Ayet bu durumu anlatmaktadır.[2*] Nebinin, dinde haram ya da helal koyma yetkisi olduğu iddia edilir. Halbuki bu ayet onun, kendi şahsı için bile helal ve haram koyma yetkisinin olmadığını göstermektedir. Konu hakkında ayrıntılı bilgi için bkz: A’raf 7/157.  Dipnotlar »
C.Külünkoğlu
1. Ey nebi! Eşlerinden bazılarının rızasını kazanmak için, Allah’ın sana helâl kıldığı şeyleri niçin kendine haram kılıyorsun? Oysa Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.* Hz. Peygamber’in Medine döneminin ikinci yarısındaki bir tarihte, bir ay süreyle eşlerinden hiçbirisi ile birlikte olmayacağına dair yemin etmişti. Buna bazı eşleri arasında ortaya çıkan kıskançlık mı, yoksa aile içinde yaşanan bir gerginlik mi sebep olmuştu bilinmiyor. Ancak bilinen o ki, Hz. Peygamber eşlerine kırgındı ve bu kırgınlığını onlardan uzak durarak belli ediyordu. Bunun üzerine Allah bu ayetle hem bağışlandığını ve hem de helal olan bir şeyi kendisine haram etmemesi gerektiğini bildiriyor. Ayrıca bu ayetin hedefi biyografik olmayıp bütün insanî durumlarda uygulanabilecek bir ahlakî ders vermektir. Bu ders, zühd ve takva –hakka yönelmek için dünyadan ve dünyalık nimetlerden tamamıyla el etek çekmek- niyetiyle de olsa Allah’ın helâl kıldığı herhangi bir şeyi haram görmenin doğru olmayacağıdır.  Dipnotlar »
S.Ateş
1. Ey peygamber niçin, Allah'ın sana helâl kıldığı şeyi, eşlerinin, hatırı için harâm kılıyorsun? Allah bağışlayandır, esirgeyendir.
İngilizce Kelime Meali
يٰٓأَيُّهَا النَّبِىُّ=O Prophet! لِمَ=Why (do) تُحَرِّمُ=you prohibit مَآ=what أَحَلَّ اللَّهُ=Allah has made lawful لَكَۖ=for you, تَبْتَغِى=seeking مَرْضَاتَ=(to) please أَزْوٰجِكَۚ=your wives? وَاللَّهُ=And Allah غَفُورٌ=(is) Oft‑Forgiving, رَّحِيمٌ=Most Merciful.
(66) Tahrîm Sûresi Kelime Meâli
 ‎﴾ 1 ﴿‎   يَا أَيُّهَا=Ey! النَّبِيُّ=Peygamber«nebî»لِمَ=niçin? تُحَرِّمُ=yasak«haram»kılıyorsunمَا=şeyi أَحَلَّ=serbest«helãl»kıldığı اللَّهُ=Allah′ın لَكَۖ=sanaتَبْتَغِي=isteyerek مَرْضَاتَ=hoşnutluğunu«rıdvãn»أَزْوَاجِكَۚ=eşlerininوَ=ve اللَّهُ=Allah غَفُورٌ=günahları örtendir«ğafûr»رَحِيمٌ=merhametlidir«rahîm»
 ‎﴾ 2 ﴿‎   قَدْ=emin olun ki فَرَضَ=takdir etmiştir«farada»اللَّهُ=Allah لَكُمْ=sizeتَحِلَّةَ=çözmeyi أَيْمَانِكُمْۚ=yeminleriniziوَ=ve اللَّهُ=Allah مَوْلَاكُمْۖ=sizin himaye edeninizdir«mevlã»وَ=ve هُوَ=O الْعَلِيمُ=‑asıl‑”Bilen”dir«alîm»الْحَكِيمُ=‑asıl‑”Hükümleri Doğru Olan”dır«hakîm»
 ‎﴾ 3 ﴿‎   وَ=ve إِذْ=bir vakit أَسَرَّ=gizlice söylemişti«sirra»النَّبِيُّ=şu Peygamber«nebî»إِلَىٰ بَعْضِ=kimine أَزْوَاجِهِ=eşlerinden حَدِيثًا=bir sözفَ=sonra لَمَّا نَبَّأَتْ=haber verince«dişil» بِهِ=onuوَ=ve أَظْهَرَهُ=açığa çıkarınca onu اللَّهُ=Allah عَلَيْهِ=ona«eril»عَرَّفَ=bildirmişti بَعْضَهُ=kiminiوَ=ve de أَعْرَضَ=aldırış etmemişti«iğ′rãd»عَنْ بَعْضٍۖ=kimineفَ=sonra لَمَّا نَبَّأَهَا=haber verince ona«dişil» بِهِ=onuقَالَتْ=dedi ki«dişil» مَنْ=kim? أَنْبَأَكَ=söyledi sana هَٰذَاۖ=bunuقَالَ=dedi ki«eril» نَبَّأَنِيَ=söyledi bana الْعَلِيمُ=o‑asıl‑”Bilen”«alîm»الْخَبِيرُ=o‑asıl‑”Haberi Olan”«habîr»
 ‎﴾ 4 ﴿‎   إِنْ=eğer تَتُوبَا=olumsuzluktan dönüş yaparsanız«tevbe_tevvãb»ikiniz إِلَى اللَّهِ=Allah′aفَ=bu halde قَدْ=emin olun ki صَغَتْ=sapmıştı قُلُوبُكُمَاۖ=ikizinin kalbiوَ=ve إِنْ=eğer تَظَاهَرَا=birbirinize arka olursanız عَلَيْهِ=ona karşı«eril»فَ=bu durumda إِنَّ=şu bir gerçek ki اللَّهَ=Allah′ın هُوَ=kendisidir مَوْلَاهُ=onun«eril» himaye edeni«mevlã»وَ=ve جِبْرِيلُ=Cebrail وَ=ve صَالِحُ=düzgün işler yapanları«sãlih_sãlihãt»الْمُؤْمِنِينَۖ=inanıp güvenenlerin«mü′min»وَ=ve de الْمَلَائِكَةُ=melekler بَعْدَ=sonra ذَٰلِكَ=işte bundan ظَهِيرٌ=bir destekçidir
 ‎﴾ 5 ﴿‎   عَسَىٰ=belki de رَبُّهُ=onun«eril» "Efendi ve Sahib"i«rabb»إِنْ=eğer طَلَّقَكُنَّ=o«eril» boşarsa ikinizi«dişil»اَنْ يُبْدِلَهُ=karşılığında verir ona«eril» أَزْوَاجًا=eşlerخَيْرًا=daha "faydalı ve iyi"«hayr»مِنْكُنَّ=ikinizden«dişil»مُسْلِمَاتٍ=teslim/müslüman olmuş«dişil»«teslîm_müslim»مُؤْمِنَاتٍ=inanıp güvenen«dişil»«îmãn»قَانِتَاتٍ=karşısında hürmetle duran«dişil»«kãnit»تَائِبَاتٍ=olumsuzluktan dönüş yapan«dişil»«tevbe_tevvãb»عَابِدَاتٍ=«kulluk»hizmet eden«dişil»«abd»سَائِحَاتٍ=oruç tutan«dişil»ثَيِّبَاتٍ=dul وَ=veya أَبْكَارًا=bakire
 ‎﴾ 6 ﴿‎   يَا أَيُّهَا=Ey! الَّذِينَ=kimseler آمَنُوا=inanıp güvenmiş«îmãn»قُوا=koruyun أَنْفُسَكُمْ=kendinizi وَ=ve أَهْلِيكُمْ=ailenizi«ehl»نَارًا=bir ateşten«nãr»وَقُودُهَا=onun yakıtı النَّاسُ=insanlardır وَ=ve الْحِجَارَةُ=taşlardırعَلَيْهَا=onun başındadır مَلَائِكَةٌ=meleklerغِلَاظٌ=sert شِدَادٌ=çokلَا يَعْصُونَ=karşı gelmeyen اللَّهَ=Allah′a مَا=şeyde أَمَرَهُمْ=yapılmasını istediğini söylediği«emr»kendilerindenوَ=ve يَفْعَلُونَ=yapan مَا=şeyi يُؤْمَرُونَ=yapmaları istendiği söylenen«emr»
 ‎﴾ 7 ﴿‎   يَا أَيُّهَا=Ey! الَّذِينَ=kimseler كَفَرُوا=«ilâhi sözleri» görmezlikten gelmiş«küfr_kãfir»لَا تَعْتَذِرُوا=özür dilemeyin الْيَوْمَۖ=bugünإِنَّمَا=ancak ve sadece تُجْزَوْنَ=karşılığını«cezã»alırsınızمَا=şeylerin كُنْتُمْ=olduğunuz تَعْمَلُونَ=yapıyor
 ‎﴾ 8 ﴿‎   يَا أَيُّهَا=Ey! الَّذِينَ=kimseler آمَنُوا=inanıp güvenmiş«îmãn»تُوبُوا=olumsuzluktan dönüş yapın«tevbe_tevvãb»إِلَى اللَّهِ=Allah′a تَوْبَةً=bir dönüş ile«tevbe_tevvãb»نَصُوحًا=yürektenعَسَىٰ=umulur ki رَبُّكُمْ="Efendi ve Sahib"iniz«rabb»أَنْ يُكَفِّرَ=görmezlikten gelir«küfr_kãfir»عَنْكُمْ=sizden سَيِّئَاتِكُمْ=fenalıklarınızı«seyyiãt»وَ=ve يُدْخِلَكُمْ=sokar sizi جَنَّاتٍ=Cennetlereتَجْرِي=akan مِنْ تَحْتِهَا=«alt»yanı başından الْأَنْهَارُ=ırmaklarيَوْمَ=günde لَا يُخْزِي=utanca«hızy»sokmayacağı اللَّهُ=Allah′ınالنَّبِيَّ=Peygamberi«nebî»وَ=ve الَّذِينَ=kimseleri آمَنُوا=inanıp güvenmiş«îmãn»مَعَهُۖ=onunla beraberنُورُهُمْ=onların aydınlığı«nûr»يَسْعَىٰ=koşar بَيْنَ أَيْدِيهِمْ=«deyim  ellerinin arasından»önlerinden وَ=ve بِأَيْمَانِهِمْ=sağ yanlarındanيَقُولُونَ=derler ki رَبَّنَا="Efendi ve Sahib"imiz!«rabb»أَتْمِمْ=tamamla لَنَا=bize نُورَنَا=aydınlığımızı«nûr»وَ=ve اغْفِرْ=günahımızı ört«mağfiret»لَنَاۖ=bizimإِنَّكَ=şu bir gerçek ki Sen عَلَىٰ كُلِّ شَيْءٍ=herşeye قَدِيرٌ=güç yetirensin«kadîr_mikdãr»
 ‎﴾ 9 ﴿‎   يَا أَيُّهَا=Ey! النَّبِيُّ=Peygamber«nebî»جَاهِدِ=”var güçle mücadele”«cihãd»et الْكُفَّارَ=«ilâhi sözleri» görmezlikten gelip«küfr_kãfir»duranlarla وَ=ve الْمُنَافِقِينَ=«inançta» ikiyüzlülerle«münãfık»وَ=ve اغْلُظْ=katı davran عَلَيْهِمْۚ=onlara karşıوَ=ve مَأْوَاهُمْ=onların barınacakları yer«me′va»جَهَنَّمُۖ=Cehennem′dirوَ=ve بِئْسَ=ne kötüdür الْمَصِيرُ=o varış«mesîr»
 ‎﴾ 10 ﴿‎   ضَرَبَ=verdi اللَّهُ=Allah مَثَلًا=bir örnek olarak لِلَّذِينَ=kimselere كَفَرُوا=«ilâhi sözleri» görmezlikten gelmiş«küfr_kãfir»امْرَأَتَ=karısını نُوحٍ=Nûh′unوَ=ve امْرَأَتَ=karısını لُوطٍۖ=Lût′unكَانَتَا=bu ikisi«dişil» idiler تَحْتَ=nikahı altında عَبْدَيْنِ=iki «kulluk»hizmet«abd»edeniminمِنْ عِبَادِنَا=«kulluk»hizmet«abd»edenlerim içerisinden صَالِحَيْنِ=düzgün işler yapan«sãlih_sãlihãt»فَ=sonra خَانَتَاهُمَا=o ikisi hainlik ettilerفَ=fakat لَمْ يُغْنِيَا=onlar«eril» savmamıştır عَنْهُمَا=o ikisinden«dişil» مِنَ اللَّهِ=Allah′tan olan شَيْئًا=herhangi bir şeyiوَ=ve قِيلَ=denildi ادْخُلَا=girin النَّارَ=o Ateş′e«nãr»مَعَ=beraber الدَّاخِلِينَ=girenlerle
 ‎﴾ 11 ﴿‎   وَ=ve ضَرَبَ=verdi اللَّهُ=Allah مَثَلًا=bir örnek olarak لِلَّذِينَ=kimselere آمَنُوا=inanıp güvenmiş«îmãn»امْرَأَتَ=karısını فِرْعَوْنَ=Firavun′unإِذْ=bir vakit قَالَتْ=demişti ki o رَبِّ="Efendi ve Sahib"im!«rabb»ابْنِ=yap لِي=bana عِنْدَكَ=katında بَيْتًا=bir evفِي=içinde الْجَنَّةِ=Cennet′inوَ=ve نَجِّنِي=kurtar beni مِنْ فِرْعَوْنَ=Firavun′dan وَ=ve عَمَلِهِ=yaptıklarındanوَ=ve نَجِّنِي=kurtar beni مِنَ الْقَوْمِ=o toplumdan«kavm»الظَّالِمِينَ="haksızlık ve kötülük" eden«zulm_zãlim»
 ‎﴾ 12 ﴿‎   وَ=ve مَرْيَمَ=Meryem′i ابْنَتَ=kızı عِمْرَانَ=İmrãn′ınالَّتِي=olan أَحْصَنَتْ=korumuş فَرْجَهَا=ırzınıفَ=ki نَفَخْنَا=üflemiştik فِيهِ=ona«eril» مِنْ رُوحِنَا=«Ruh»"İlâhi Destek"imizden«rûh»وَ=ve صَدَّقَتْ=o tasdik etmişti«dişil»«tasdîk_musaddik»بِكَلِمَاتِ=kelamını(sözlerini)«kelime_kelimãt»رَبِّهَا="Efendi ve Sahib"inin«rabb»وَ=ve de كُتُبِهِ=«ilâhî» Metinlerini«kitãb»وَ=ve كَانَتْ=olmuştu مِنَ الْقَانِتِينَ=karşısında hürmetle duranlardan«kãnit»
Âyet Metni : (Tahrîm.1) (28. Cüz | 560. Sayfa)
Okunuşu :
1. yâ eyyühe-nnebiyyü lime tüḥarrimü mâ eḥalle-llâhü leke. tebtegî merḍâte ezvâcik. vellâhü gafûrur raḥîm.
(Tahrîm.1) Grameri
يَاأَيُّهَا : O ::: [Edat/Seslenme]يَاأَيُّهَا : you ::: [İsim] [u‑haline çekilmiş (merfû)]النَّبِىُّ : the ::: [Belirlilik Takısı]النَّبِىُّ : Prophet! ::: [İsim] [Eril] [u‑haline çekilmiş (merfû)] Kök: ن ب ألِمَ : for ::: [Edat] [i‑haline çeken öntakı (harf‑i cer)]لِمَ : Why? ::: [Edat/Soru]تُحَرِّمُ : you prohibit ::: [Türemiş Fiil] [Şimdiki/Geniş/Gelecek Zaman] [Şahıs:Sen/eril] [Tef'îl Kalıbı] [فَـعَلَ=>فَعَّلَ] [u‑haline çekilmiş fiil (muzârî merfû)] Kök: ح ر ممَآ : what ::: [Bağlama zamiri (ism‑i mevsûl)]أَحَلَّ : has made lawful ::: [Türemiş Fiil] [Geçmiş Zaman] [Şahıs:O/eril] [İf'âl Kalıbı] [فَـعَلَ=>أَفْعَلَ] Kök: ح ل لاللهُ : Allah ::: [Özel İsim] [u‑haline çekilmiş (merfû)] Kök: أ ل هلَكَ : for ::: [Edat] [i‑haline çeken öntakı (harf‑i cer)]لَكَ : you ::: [Bitişik Zamir] [Şahıs:Sen/eril]تَبْتَغِي : seeking ::: [Türemiş Fiil] [Şimdiki/Geniş/Gelecek Zaman] [Şahıs:Sen/eril] [İftiâl Kalıbı] [فَـعَلَ=>إِفْتَعَلَ] [u‑haline çekilmiş fiil (muzârî merfû)] Kök: ب غ يمَرْضَاتَ : (to) please ::: [İsim] [Dişil tekil] [fiilden Fiilimsi] [e‑haline çekilmiş (mansûb)] Kök: ر ض وأَزْوَاجِكَ : wives ::: [İsim] [Eril çoğul] [i‑haline çekilmiş (mecrûr)] Kök: ز و جأَزْوَاجِكَ : your ::: [Bitişik Zamir] [Şahıs:Sen/eril]وَاللهُ : and ::: [Edat/Başlama (harf‑i istinafiye)]وَاللهُ : Allah ::: [Özel İsim] [u‑haline çekilmiş (merfû)] Kök: أ ل هغَفُورٌ : (is) Oft‑Forgiving ::: [İsim] [Eril tekil] [u‑haline çekilmiş (merfû)] Kök: غ ف ررَحِيمٌ : Most Merciful ::: [Sıfat] [Eril tekil] [u‑haline çekilmiş (merfû)] Kök: ر ح م
Gramer Tahlili sekmesinden veya Kök listesinden bir kök seçiniz.
Gramer Tahlili sekmesinden veya Kök listesinden bir kök seçiniz.
Menü
Âyet Metni
Meâller
Ayete Git
Gramer Kökler
Öğrenme Modu